Muzik calici calismiyor
SAVAŞ
Elden Gelen Yardım
Amerika’yı Bunlar Batırdı
ABD’nin ulusal borcu bugün 13 trilyon doların üzerinde. Her gün ortalama 4,7 milyar dolar artmaya devam bu borcun en büyük kısmı savunma ve ulusal güvenlik harcamalarından oluşuyor. ABD hükümetinin 2001’den bu yana Irak ve Afganistan savaşlarına bir trilyon dolardan fazla bir para akıttığı tahmin ediliyor.
Tüm bunlara rağmen ülkenin savunma sanayisinde faaliyet gösteren yüzlerce şirket, yıllardan beri çok yüksek maliyetli projelerin altına girmeye devam ediyor. Bu projelerin en pahalılarını ise savaş uçakları oluşturuyor. İşte ABD’nin katlanarak artan borcuna rağmen Avrupa ile veya özel olarak geliştirdiği süper savaş uçakları.
İlk olarak 1980′lerde hizmete giren F/A-18 Hornet, ABD’nin hem kara, hem de havadaki hedeflere saldırma özelliği olan ilk taarruz savaş uçağı. Körfez Savaşı’nda görev alan bu uçak aynı zamanda ABD Donanması’nda Mavi Melekler akrobasi takımında yer aldı. F/A-18 savaş ABD’nin yanı sıra Kanada, Avustralya, Finlandiya, Kuveyt, Malezya, İspanya ve İsviçre tarafından da kullanıldı.
F/A-18 Hornet’ın daha hafif bir zırha sahip farklı bir tasarımı olan EA-18G Growler, elektronik savaş çağı için geliştirilmiş bir savaş uçağı. ABD Donanması’nda yeni yer edinmeye başlayan EA-18G düşman radarlarını tespit edebilme ve sinyallerini düşmanın tüm iletişim ağını bozabiliyor.
V-22 Osprey, bir helikopter gibi havalanıyor ve iniş yapıyor. Özelliği, buna rağmen sabit kanatlı uçakların hızına ve menziline sahip olması. İlk olarak Irak’ta, 2007 yılında kullanılan uçağın üretimi bugün tasarım ve üretimde yaşanan sorunlar yüzünden yavaşlamış durumda. Sadece geliştirilme aşamasında, V-22 Osprey 30 asker ve sivilin hayatına mal oldu. Yine de sahip olduğu menzil ve özellikler sebebiyle ABD ordusu bu senenin sonuna kadar Afganistan’a çok sayıda V-22 Osprey konuşlandırmayı planlıyor.
Dünyanın en önde gelen savunma müteahhitlerinden Lockheed Martin’in 2001 yılında görünmez süpersonik savaş jetini üretmek için anlaşmaya vardığında, F-35 Lightning II o günün en pahalı askeri yatırımı olma unvanını kazandı. ABD’nin artık eskidiği düşünülen savaş uçaklarının yerini alması için tasarlanan F-35, ABD ve Avrupalı müttefikleri tarafından Müşterek Taarruz Uçağı (JSF) programı kapsamında üretildi.
Ancak hem ABD hem de Avrupalı uzmanlar uçağın yeterli güce sahip olmamasının yanı sıra çok ağır olmasından dolayı kolay bir hedef olduğunu öne sürdü. Daha da kötüsü 2007-2008 yıllarında yabancı casuslar FFS programının 7.5 milyon dolarlık altyapıya sahip olan bilgisayar ağına sızmayı başardı. F-35′e ait bilgilerin düşmanların ele geçtiği düşüncesi uçağın daha kolay bir hedef olacağı endişesini artırdı.
İstihbarat ve keşif alanında yeni bir adım olarak kabul edilen E-2D, sahip olduğu güçlü radar sistemi sayesinde savaş uçaklarının tarayabildiği menzili yüzde 300 artırdı. ABD’nin İran’ı gözetlemek konusunda büyük ümit beslediği iki adet E-2D ABD Donanması’na test uçuşları yapması için gönderildi. Askeri bütçe kesintililerinin, uçakların konuşlandırılmasını bir yıl geciktirmesi bekleniyor.
ABD’nin eskiyen helikopter filosunu yenilemek için tasarlanan en son teknolojiyle donatılmış VH-71, Başkan Barack Obama göreve geldiğinde kendisi için ayrılan bütçeyi yüzde 50 aşmıştı. Obama, çok büyük maliyete neden olan helikopterin projesini iptal edeceğini açıkladı. Ancak sürpriz bir kararla 22 Temmuz 2009 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi Kestrel projesi için 485 milyon dolarlık kaynak sağlanmasını onayladı.
Boeing firmasının 737 modelini ordu için tasarladığı modeli olan P-8A Poseidon, ABD Donanması’nda denizaltı avcısı ve istihbarat toplayıcı olarak görev alacak. Poseidon, torpido, füze ve su/derinlik bombasının yanı sıra birçok silaha sahip. Denizaltı avcısı süper uçağın 2013′te göreve başlaması gerekiyor.
Globemaster ABD Hava Kuvvetleri için askerleri savaş bölgesine taşımak, yararlıları tahliye etmek ve havadan asker indirme görevlerinde kullanılacak. Şu an ABD ordusunda 190 tane bulunan Globemaster, dört tane turbofan (itiş gücünü egzos gazı ve ön kısmındaki fanla sağlayan) motoruna sahip ve bir defada 102 asker indirebiliyor. 1993′ten beri kullanımda olan uçak aynı zamanda Afganistan ve Irak’ta insani yardım taşıma görevlerinde kullanıldı.
Sovyet Rusya ile yaşanan Soğuk Savaş döneminde Rusların hiçbir zaman üretmediği savaş uçaklarına karşı dengeleyici olması için tasarlanan F-22, Lockhed Martin tarafından dünyadaki en gelişmiş savaş uçağı olarak tanıtıldı.
Düşman kruvazör füzelerini yok edebilen, süpersonik hızda binlerce kilometre kat edebilen ve neredeyse tüm radarlardan sıyrılabilen F-22, tüm bu özelliklerine rağmen çok yüksek maliyetinden dolayı Senato’dan onay alamadı. ABD’de toplanan vergilerin 1.67 milyar dolarlık kısmını yutacağı öngörülen uçağın üretimi onaylansaydı, 25 bin kişinin çalıştırılması gereken bir proje gerektirecekti.
Dünyanın şüphesiz en maliyetli süper bombardıman uçağı 1987 senesinde ABD Kongresi’nin kâbusu haline gelince, üretilmesi öngörülen adet 132′den 21′e indirildi. Üretilen B-2′lerden biri 2008′de kaza yapınca sayıları sonradan 20′ye düşen B-2′ler kızılötesi, akustik, elektromanyetik, görsel veya radar sinyalleri tarafından tespit edilememe özelliğine sahip.
Bu sayede, görünmez bombardıman uçağı düşmanları tarafından fark edilme tehdidi yaşamadan hedefini vurabiliyor. 1993′ten beri kullanımda olan B-2, Irak ve Afganistan savaşlarında da görev aldı.
(www.turknorthamerica.com)
Amerika’nın Kimyasal Sakatlığı
Nature dergisi 2003’te ABD ordusu, 1962 ile 1971 yılları arasında Vietnam üzerine yaklaşık 80 milyon litrelik Agent Orange ve diğer bitki ilaçlarından sıktığını ifade etti. Vietnamlı bir araştırmacı olan Dr. Nguyen Thi Ngoc Phuong 2007’de verdiği bir röportajda, “Agent Orange’ın kurbanı olan bir aileyle tanıştım. Ailenin dört çocuğu kördü, gözleri yoktu” dedi.

Science dergisinin yaptığı bir araştırmaya göre Agent Orange, üretimi sırasında “insanlar için bilinen en zararlı madde olan” dioksinden etkilendi. Peter Schuck, “Agent Orange on Trial” isimli kitabında Agent Orange’ı üreten şirketlerin 1952’de ölümcül dioksinin bu kimyasal maddeye bulaştığının farkında olduğunu ifade etti.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşı ve daha önceli savaşlar da şüphesiz çok kanlı olmuştu ancak o dönemde ölenlerin çoğunluğu askerlerdi.
Bugün Vietnam’ın balta girmemiş ormanlarından, Sudan’ın platolarına, Irak’ın şehirlerinden Afganistan’ın dağlarına, yaşanan savaşlarda en büyük acıyı siviller çekiyor. İngiltere-Vietnam Dostluk Cemiyeti Sekreteri Len Aldis, “Vietnam’da kimyasal silahlar yani Agent Orange ve napalm kullanıldı. Irak, Kosova ve Afganistan’da ise ABD, İngiltere ve NATO uranyum, misket bombası ve ABD’deki askeri üslerden kontrol edilen insansız hava araçlarını kullandı” dedi.
Haziran ayında, ABD’li ve Vietnamlı karar mercileri, vatandaşlar ve bilim insanlarından oluşan bir grup, hastalığın tedavi edilmesi ve sonrasındaki rehabilitasyon sürecinin maliyetinin 300 milyon dolar olduğunu söyledi.

Vietnam Millet Meclisi’ne üye olan politikacılardan Nguyen Van Son, “Vietnam savaşı sona erdi ancak ülkenin birçok bölgesinde savaşın yaralarının kanamaya devam ettiğini görebilirsiniz” dedi.
Diğer yandan savaşta kullanılan zehirli kimyasallardan etkilenenler sadece Vietnamlı vatandaşlarla sınırlı değil. ABD, Kanada ve farklı ülkelerde yaşayan savaş gazilerinin de kimyasallarla bağlantılı bir geçmişleri bulunuyor.
(Hürriyet)
Felluce Hiroşima’dan Daha Beter
ABD’nin 2004 yılında fosfor ve diğer zehirli silahlarla bombaladığı Irak’ın Feluce kentinde bebek ölümleri, kanser ve lösemi oranlarındaki dramatik artışın 1945 yılında atom bombalarının atıldığı Hiroşima ve Nagazaki’den daha fazla olduğu bildirildi.
İngiliz The Independent gazetesinin geçtiği habere göre, Irak’ta yapılan yeni bir araştırmanın ortaya çıkardığı şok edici çocuk ölümleri ile kanser oranındaki artışın Feluce’deki savaş hakkında yeni soru işaretlerine neden olduğunu yazdı.
Feluce’daki doktorlar 2005 yılından beri bunaltıcı düzeyde, aralarında iki başlıların da olduğu aşırı derece kusurlu çocuk doğumlarını gündeme getiriyorlar. Doktorlar, Feluce’deki çatışmadan sonra, öncesine göre çok daha fazla kanser oranıyla karşı karşıya olduklarını belirtiyorlardı.

URANYUM KULLANILDI
Iraklı doktorların bu şikayetleri aralarında Ulster Üniversitesi Profesörü Doktor Chris Busby’nin de bulunduğu 11 kişilik bir ekip tarafından Feluce’de yapılan yeni bir araştırmada da destekleniyor. Bu yılın Ocak ve Şubat aylarında gerçekleştirilen araştırmada kentte 711 eve gidilerek kanser ve çocuk doğum ve ölüm oranlarına ilişkin detaylı bilgiler toplandı. Araştırma, kente genel kanser oranlarında dört kat, 14 yaş grubu altındakilerde ise 12 kat artış olduğunu gösteriyor. Dr. Chris Busby, kanser ve kusurlu çocuk doğumlarının kesin nedeninin tam olarak bilinmediğini belirtmesine karşın, böyle bir etkinin açığa çıkması için, 2004 yılındaki saldırı ardından çok önemli mutajenik değişime maruz kalınmasını gerektirdiğini söyledi. Busby, bununla ABD’nin 2004 yılındaki Feluce saldırısında kullandığı silahlara dikkat çekiyor. Saldırıda tam olarak ne tür silahların kullanıldığını bilmemesine karşın Dr. Busby, mağdurlarda yol açan genetik zararlar göz önünde bulundurulduğunda çeşitli ölçüde uranyum kullanıldığının anlaşıldığını söyledi.

Chris Busby
ABD ordusu, Nisan 2004’te 4 özel güvenlikçinin öldürülmesi ardından Feluce’yi bombaladı. 8 aylık bir bekleyiş ardından ise Feluce Kasım ayında tekrar sadece bir gecede 40’tan fazla 155mm tipi toplarla bombalandı. ABD ordusu sonradan, saldırı sırasında fosfor ve diğer yeni değişik silahlar kullandıklarını kabul etmişti. Yeni kullanılan silahların bazılarının uranyum içerikli olduğu ortaya çıktı.
Dr. Busby, Malak Hamdan ve Estenar Ariabi tarafından hazırlanan “Irak Feluce’de 2005-2009 arası kanser, çocuk ölümleri ve doğum oranları” başlıklı araştırmanın sonuç bölümünde, kanser ve kusurlu doğum oranlarında keskin bir artışın olduğu doğrulanıyor. Buna göre bebek ölümleri bin üzerinde 80 olarak tespit edildi. Bu oran Ürdün’de bin başına 17, Kuveyt’te ise 9.7 dolayında. Raporda Feluce’de rastlanılan kanser tiplerinin, Hiroşima’daki atom bombasının mağdurlarında görülenlerle benzer olduğuna dikkat çekildi.

LÖSEMİDE 38 KAT ARTIŞ
Araştırmada lösemi oranlarında 38 kat, kadın meme kanserinde 10 kat, yetişkinlerde beyin tümörlerinde ise önemli oranda artış olduğu kaydedildi. Hiroşima’da saldırı sonrası lösemi oranında 17 kat artış olduğunu belirten Dr. Busby, Feluce’de dikkat çekici olan sadece kanser oranında yaygınlığın fazla olması değil, ancak bunun insanları etkileme hızının olduğunu belirtti. Başka bir değişle İnsanlar Feluce’de Hiroşima’dan çok daha fazla ve hızlı şekilde kansere yakalanıyorlar.
Araştırmada ortaya çıkan bir diğer dikkat çekici olgu ise erkek ve kız çocuk doğumlarındaki oranda denge bozukluğu.
ÇOCUK DOĞUM ORANLARI DÜŞTÜ
Buna göre, normal bir toplulukta doğum oranları 1050 erkek çocuğa karşı 1000 kız çocuk iken Feluce’de ise 2005’ten bu yana erkek çocuk oranları yüzde 18 düşerek, 850’ye karşı 1000 oldu. Raporda, erkek ve kız çocukları arasındaki doğum oranlarının, erkek çocukların genetik yapılarının kız çocuklardan çok daha fazla etkilendiğini gösterdiği kaydedildi.
ABD ordusu, 2003 yılında işgal ettiği Irak’ta artan tepkiler üzerine 2007 yılından itibaren ağır silah kullanımlarını önemli oranda düşürdü. Ancak bununla beraber Irak’ta sağlık bakım ve koşullarında da düşüş oldu. 2004 yılındaki saldırı ardından yıllarca abluka altında tutulan Feluce, savaşta sivillerin en fazla etkilendiği kent oldu. Savaşın yol açtığı yıkımlar çok yavaş da olsa kentte onarılmaya başlanmasına karşın, saldırı sonucu artan hastalıklarla karşı karşıya kalan siviller her gün çok sıkı güvenlik noktalarını aşarak Bağdat’ta tedavi olmakla boğuşuyorlar.
(ANF, 25-07-2010)
Afganistan Savaşına Sağır ve Kör Olmak
Master Sgt. Todd Nelson sits for Dr. Joe Villalobos as he makes adjustments to a prosthetic ear at Wilford Hall Medical Center in San Antonio, Texas on June 23, 2010. Nelson was injured in 2007 by an explosion while serving in Afghanistan. (Afganistan Savaşında Özürlü Kalan Bir Askere Protez Kulak Takılırken, ABD, 2010)





