Muzik calici calismiyor


İLGİNÇ

Dog Eating Olive Python

Çöp Böcek (Lonchode Jejunus)

Bilimin Açıklayamadığı Kanama

14 yaşındaki Hintli öğrenci Twinkle Dwivedi, sadece gözleriyle değil neredeyse tüm vücuduyla kan ağlıyor. Uttar Pradeş’te yaşayan genç kızın, herhangi bir yaralanma söz konusu olmadığı halde, gözlerinden, burnundan, saç dibinden, boynundan ve ayak tabanlarından günde yaklaşık 50 kez kan geliyor.

Twinkle “Ellerimden, gözlerimden, başımdan heryerimden kan geliyor. Kulaklarımdan burnumdan da. Kan gelmeye başladığında canım yanmıyor, ama bu beni biraz yoruyor ve bazen başım ağrıyor” diyor.

İngiltere’de çalışan Amerikalı çocuk doktoru ve kan uzmanı Dr. George Buchanan Twinkle’ın durumunu incelemek üzere Hindistan’a gitti.

Mumbai’deki Jaslok hastanesinde yatan Twinkle’yi ve ailesini ziyaret eden Doktor Buchanan, “Kafa derisinden ya da avuçlarından kendiliğinden kan gelen birini daha önce hiç görmedim. Tıp tarihinde bu konuda hiçbir şey okumadım. Yardım edebilmeyi umuyorum” diyerek şaşkınlığını dile getirdi.

Twinkle’nin hiçbir yaralanma ya da kızarıklık olmaksızın saç derisinden başlayan kanamaya şahit olan doktor, gözlerine inanamadı.

Buchanan, “Dokunulmamış deriden kan akması fiziksel olarak mümkün görünmüyor. Ama vücudunun hiçbir yerinde kesik ya da yara izin görmedim” diyor.

Twinkle’nin bir güzellik salonu işleten annesi, “Dua etmeyi ve doktor doktor dolaşmayı denedik. Bazen her ikisine de ihtiyaç oluyor. Onu böyle görmek beni yaralıyor” diyor.

Buchanan ve ekibi, Twinkle’a birkaç test uyguladı ve derisinde ufak bir kesiğe yol açarak pıhtılaşma süresini kontrol etti.

Testler, Twinkle’da pıhtılaşma bozukluğunun hafif bir türünün olabileceğini gösterdi. Ancak bu yine de kendiliğinden kanamayı açıklamıyor.

Doktor Twinkle’ın ya da annesinin bu kanamalara kendilerinin yol açıp açmadığını da sorguladı.

Twinkle, “Bunu ben yapmıyorum. Neden kendimi kanatmak isteyeyim. Böyle olmak istemiyorum. Okula gitmek ve normal bir hayat yaşamak istiyorum” diyor.

İki okulun kanamalar nedeniyle kendisini almaması üzerine en az iki yıl kaçıran Twinkle’ın demiryolu işçisi babası Aditya Kumar Diewdi, “Bu ailem için korkunç. Sadece onun daha iyi olması için yardım istiyoruz” dedi.

Uzmanlar Twinkle’ı kameralarla 24 saat izlemeyi ve kanamanın tüm aşamalarını kaydetmeyi planlıyor.

Genç kızın ailesiyle arasının gayet iyi olduğunu söyleyen Dr Buchanan “İçimden bir ses bunun daha önce hiç görülmemiş bir vaka olduğunu söylüyor” dedi.

Twinkle’ın gizemli durumu, yeni bir belgesele de konu oldu.

Geçen yıl gözlerinden kan gelen 16 yaşındaki Amerikalı Calvino Inman adlı gencin durumu gündeme gelmişti. Calvino da ABD’de doktorların incelemesi altında.

(Milliyet, 01-2010)

Farklı Yüzler

Julia Pastrana, Meksika (1834-1860)

Tai Djin, Çin (1849-1928)

Fedor Jeftichew, Rusya (1868-1904)

Pruthviraj Patil, Hindistan (1998-)

Devler

Fedor Machnov, Rusya (1881-1905)

Leonard Stadnik, Ukrayna (1970-)

Robert Wadlow, Amerika (1918-1940)

Açıklanamayan Olaylar

HAREKET EDEN TAŞLAR

Death Valley

ABD’nin Kaliforniya ile Nevada eyaletlerinin sınırında bulunan Death Valley (Ölüm Vadisi), “hareket eden taşları” ile yıllardan beri bilim adamlarını çekiyor. Günlerce gözlemlenen taşların yer değiştirmesi ise tüm araştırmalara rağmen açıklanamıyor. Bir teze göre, rüzgar, taşların kum üzerinde kaymalarını sağlıyor. Ancak yüzlerce kiloluk taşları hareket ettirecek kadar şiddetli rüzgarlar kaydedilmiyor. Ayrıca aynı noktadan hareket etmeye başlayan taşların nasıl olup da farklı yönlere yöneldiklerini kimse açıklayamıyor. Rüzgar teorisine karşı çıkanlar “Rüzgar, aynı noktadan hareket etmeye başlayan iki taşı aynı yöne kaydırır. Ama burada durum farklı” diyor. Büyük muamma sürüyor.

KARA GÜNEŞ

Black Sun Kara Güneş

Danimarka’da her ilkbaharda, gün batımına yaklaşık yarım saat kala, milyonlarca kuş biraraya gelip, gökyüzünde inanılmaz şekiller oluşturarak uçuyor. Danimarka’nın en batı bölgesinde Mart ayından Nisan’ın ortalarına kadar, her akşm gün batımına yarım saat kala biraraya gelen bu milyonlarca kuşun neden böyle davrandığını bilim adamları tam olarak açıklayamıyor.

DİNMEYEN FIRTINA

Catatumbo şimşekleri

Ya da diğer adıyla ‘Catatumbo şimşekleri’ dünyada eşi benzeri olmayan bir doğa olayı. Catatumbo Nehri ile Marakaibo Gölü’nün buluştuğu yer üzerinde oluşan bulutların çarpışması sonucu şimşek fırtınası meydana geliyor. 5 kilometre yüksekte oluşan yüksek voltaj nedeniyle yılda 140-160 gece boyunca, her gece 10 saat süreyle şimsekler çakıyor. Şimşekler bazen saatte 280 kez tekrarlanıyor. Bölgede, Şiddeti 400 bin amper olmak üzere yılda ortalama 1 milyon 176 bin elektik boşalma meydana geliyor. Bu nedenle bölge dünyada ozon oluşturan tek yer olarak geçiyor. İnanılmaz ‘şimşek fırtınası’ ise 400 kilometre mesafeden izlenebiliyor. Gemiler bile yön tayin etmekte şimşekleri kullanıyor.

YANAN GÖKKUŞAĞI

Fire Rainbow

Dünyanın her yerinde zaman zaman gökkuşağı oluşuyor. Ama ABD’nin Idaho Eyaleti’nde (Washington eyalet sınırında) oluşan gökkuşakları bir başka. Görenleri hem şaşrıtan hem de büyüleyen cinsten. Çünkü bu gökkuşakları bildiğimiz gökkuşaklarından çok farklı. Dağılmış gibi görünen ve bir alevi andıran gökkuşağını inceleyen bilim adamları burada meydana gelen fenomeni şöyle açıklıyorlar: Güneş ufuktan 58 derece tepede olduğu sırada, yüksek seviyede cirus tipi bulutlar oluştuğunda ve de bu bulutlar heksagonal (altıgen) su kritallerinden oluştuğunda, güneş ışınları bu bulutlardan geçerken gökkuşağı renkleri oluşuyor.

KIZIL YAĞMURLAR

Kerala Red Rain

2001 yılında, 25 Temmuz’dan, 23 Eylül’e kadar Hindistan’ın Kerala bölgesine yağan her yağmur kızıl renkte oldu. Bölge halkının geleneksel olarak giydiği beyaz renkteki elbiselerde ise yağmur kan kırmızısına yakın bir kırmızıya dönüştü. Hindistan Hükümeti olaya el koyu ve ‘kızıl yağmurun’ nedeni araştırıldı. Tahminlere göre Hint Okyanusu’nda oluşan mikroskopik kızıl yosunlar buna neden oldu. Ancak 2006 yılında olayla ilgili araştımalarını sürdüren Mahatma Gandhi Universitesi’nden 2 bilim adamı Godfrey Louis ve Santhosh Kumar, aslında dünya dışı hücrelerin atmosferde yarattığı izotopik reaksiyornların bu yağmurları kızıla boyadığını söyleyince bu garip olay yeniden gündeme geldi.

MAMMATUS BULUTLARI

Mammatus Bulutları

Meteorolojide mammatokumulus bulutları olarak da geçiyor. Bulutların altında sarkıtların oluşması son derece ilginç görünüyor. Çok geniş alanları kaplayabilen bu tip bulutlar hareketsiz gibi görünse de ekstrem bir hava durumunun işareti sayılıyor. Ancak bilim, oluşmaları için gerekli faktörleri hala tam olarak belirleyemedi.

PENİTENTES

Penitentes

Bazı dağ tepelerinde görülebiliyor. Güneş ışınlarının buzullara yansıması sonucunda oluştukları belirtiliyor. Beyaz sivri başlıklar takmış, kortej halinde yürüyen rahibelerin uzaktan görüntüsünü andırdığından “penitenes” adı verilen bu garip doğal oluşumun neden sadece bazı yerlerde meydana geldiği bilinmiyor.

SÜPERHÜCRELER

Supercell Storm

Genellikle izole ama çok şiddetli fırtınalar doğururlar ve saatlerce sürebilir. Ayrıca bazıları ikiye bölünüp, iki ayrı yöne hareket edebilirler. Bazen hortumlara dönüşebilir. Genellikle çok büyük miktarda dolu ve yağmur bırakırlar. Bu süper-hücreler en büyük dolu taşlarını taşırlar.

ŞEYTAN ATEŞİ

Firestorm

Ya da ateş hortumları. Birkaç metre yüksekliğe kadar ulaşabilen alevlerden oluşan bir hortum. Birkaç dakika sürüyor. Bilim adamlarına göre sıcak hava akımları sonucunda oluşuyor ancak hangi faktörlerin biraraya gelmesinin sonucunda oluştuğu kesin olarak bilinmiyor. Daha çok çalılıklarda çıkan yangınlarda meydana geliyor ama çok ender görülüyor.

BUZ HALKALARI

Buz Halkaları ice circle

Sibirya gibi çok soğuk bölgelerde ortaya çıkıyor. Bazen debisi çok düşük akar sularda da meydana geliyor. Bilim adamları, tam olarak hangi şartlarda oluştuklarını araştırıyor.

MAVİ GÜNEŞ

Blue Sun Kahire Mısır

Mısır’ın başkenti Kahire yakınlarındaki piramitlerin güvenlik kameraları, 14 Aralık 2006′da saat 16.47′ten başlayan garip bir olayı kaydetti. Güneşin rengi, yaklaşık 15 dakika boyunca maviye döndü. Görüntüler daha sonra bir grup fizikçi tarafından incelendi. “Mavi güneş olayı” ile ilgili hazırladıkları raporda şu ifadeler yer aldı: “Güvenlik kamerası tarafından kaydedilen ve ilk kez belgelenmiş olan ‘mavi güneş olayı’, bugüne kadar sadece 5 kez yaşanmıştır. En son ‘mavi güneş olayı’ 1950′de İskoçya’nın Edinburg kentinde meydana geldi.” Ancak bilim adamları yazılı raporlarında, olaya neden olan etkenlere yer vermediler. Bugün de süren araştırmalarla ilgili bazı bilim adamları “mavi güneş olayının” havadaki kirliliğe bağlı olduğunu savunuyor. Ancak bir başka grup bilim adamı, da bu tezi “1950′lerde bu denli bir hava kirliliği yoktu. Aynı oranda kirlilik yoksa, olay nasıl aynı şekilde gerçekleşebilir?” diyerek tartışmayı sürdürüyor.

Guatr Hastası

Guatr Hastası

Böbreğini Satan Köy

Afyonkarahisar köylüleri topraklarını ekip biçerek geçinmeye çalışıyordu ama yetmiyordu. Borç batağına giren kredi kartına sarıldı. Başta havadan para gibi tatlı geldi. Ama borçlar biriktikçe birikti. Ve bir gün köylülerden birine bir teklif geldi: “Böbreğini sat, tekiyle de yaşarsın”

İşte bu teklif tüm köyün kaderini değiştirdi. ’Böbreğini satan köy’olarak tanınan Kışlacıklılar üzgün: “Bizim köyümüz böyle şeyleri bilmezdi. Kredi kartından dolayı borçlananlardan biri böbreğini satıyor, ardından da bu duruma düşenler, borçlananlar aynı yolu izliyor”

Önceki gün 6 ilde eşzamanlı yapılan organ mafyası operasyonu, koca bir köyün dramını da gözler önüne serdi. Antalya, İstanbul, Tekirdağ, Eskişehir, Çanakkale ve Afyonkarahisar’da eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonla İnternet üzerinden veya tanıdıkları aracılığıyla buldukları nakil hastalarıyla maddi durumu iyi olmayan ve para karşılığı organlarını satmak isteyenleri buluşturarak komisyon alan 10 kişilik çeteyle birlikte, organlarını para karşılığında satan 29 kişi de gözaltına alındı. Gözaltına alınanların neredeyse tamamı Afyonkarahisar’ın Kışlacık ve Boyalı köylerinde yaşıyordu. Kredi kartı borcuna batanlar, traktör borcunu ödemek ya da oğlunu evlendirmek için çare bulamayanlar böbreklerini satmışlardı. Acı ama gerçek. İşin en kötü yönü ise iki köyde de organlarını satmak için bekleyen başkalarının da olması.

Yaşananlardan sonra 150 haneli, 750 nüfuslu Kışlacık Köyü suskun. Köylüler, ’Böbreğini satan köy’diye anılmaktan üzgün, alay konusu olduklarını düşünüyor. Böbreğini satanların işsiz ve borç batağında olduğunu söyleyen köylüler, “Bizim köyümüz böyle şeyleri bilmezdi. Kredi kartından dolayı borçlananlardan biri böbreğini satıyor, ardından da bu duruma düşenler, borçlananlar aynı yolu izliyor” diyor. Köy sakinlerinden İbrahim Koç ise kızgın: “Borca girmiş, kredi kartı borcu olanlar varmış. O yüzden böbreğini vermiş. 100 milyar da borcum olsa saçımın telini bile satmam. Borç ödenir, bunun mazereti olmaz!”

’Ben de satacaktım, son anda yakalandım’

Köyde maddi durumu kötü olan Mehmet Özen, organ çetesiyle görüştüğünü itiraf ediyor. Emniyete ifade vermeye çağrılan Özen, eğer operasyon olmasaydı kendisinin bugün (çarşamba) Antalya’ya gideceğini ve yarın da böbreğini vermek için operasyona gireceğini söylüyor: “Beni görüşme için Antalya’ya çağırdılar. Ameliyattan önce 10 bin dolar, ameliyat masasına yatınca da hesabıma 15 bin TL yatacaktı. Bir kişi de benden önce ameliyata gitti ama kalp ameliyatı olduğu için olamamış. O yüzden ‘Bir yakınını getir’demişler. Sonra onu da uygun bulmamışlar, o da ameliyat olamadı. Operasyon olmasa ben de bıçak altına yatacaktım.”

20 bin liraya satan da var, 30 bin liraya da

Köyde yeğeninin de böbreğini satanlar arasında olduğunu söyleyen Ahmet Özen isimli bir köylü de, böbr7ek piyasası hakkında bilgi veriyor: “Bazıları 20 bin TL’ye bazıları 30 bin TL’ye satmış. Kim ne kopardıysa. Resmen bir pazar kurulmuş duyduğumda şok oldum. Bu köy eskiden tarım ve hayvancılıkla uğraşıyordu şimdi çoğunluk köy dışında çalışıyor. Borçlu olmak böbreğini satmak için bahane değil ki. Bunu yapmak için deli olmak gerekir. Köy halkı iki şekilde borçlanır bir düğün yapmıştır ya da tarım kredi kooperatifinden kredi almıştır. Bu 6 ailede de düğün yapan yok ama demek ki kredi alıp borçlanmışlar. Ekonomik kriz insanları bu duruma getirdi.”

Kışlacık ve Boyalı Köyleri’nde araştırma yapan polis ilk aşamada çeteye böbreğini satan 11 kişinin kimliğini belirlerken, aynı aileye mensup 4 kişinin çeteye böbreklerini sattığı ortaya çıktı.

Traktör borcu için ailece böbrek sattılar

Kışlacık Köyü’nden baba Mehmet Taşkın, anne Şerife Taşkın, oğulları İbrahim ve akrabaları Mustafa Taşkın ile Hasan Taşkın’ın böbreklerini 20 biner lira sattıkları öne sürüldü. Mehmet Taşkın’ın üç çocuğu daha olduğu öğrenildi. Taşkın ailesinin traktör borçlarını ödemek için böbreklerini sattıkları iddia edildi.

Ne olurdu operasyonu 2 gün sonra yapsaydınız

Operasyonla ilgili olarak sorgusu süren ve çete lideri olduğu öne sürülen Mehmet Günay, yardımcıları H.Ö. ve M.Y., Afyonkarahisar’da yakalanan çete üyeleri A.Ö., İ.G., A.Ö., H.İ.T., M.D. ve H.T. ise dün sabah Adliye’de doktor kontrolünden geçirildikten sonra tekrar Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’ne götürüldü. Şüpheli olarak ifadesi alınan öğretmen Abdullah Gürbüz ile sağlık memuru eşi Gülseren Gürbüz’ün 5 yıldır diyalize giren 4 aylık evli 31 yaşındaki kızları Gülşah Dilşah Şimşek, “2 gün sonra yapılacak bu nakil sayesinde hayatım kurtulacak, yepyeni bir yaşama başlayacaktım. Operasyon olunca mağdur oldum” dedi. Anne Gülseren Gürbüz’ün, “Ah bu operasyonu 2 gün sonra yapsanız ne olurdu?” sözleri polisleri şaşırttı.

İlk böbreği çete lideri almış

Antalya’da yakalanıp gözaltına alınan ve 15 bin liraya böbrek satın aldığını söyleyen organ çetesinin lideri Mehmet Günay’ın 31 Ocak’ta nakil olduğu ve 1 Şubat’ta gazetelerde nakil haberinin ‘Yardımsever komşu “ başlığıyla yayınlandığı ortaya çıktı. ” Haftada üç gün diyalize giren 58 yaşındaki emekli öğretmen Mehmet Günay, 27 yaşındaki komşusu Halil İbrahim Taşkın’ın verdiği böbrekle yeniden yaşama tutundu’diye yayınlanan habere göre Mehmet Günay’ın, “Mobilyacılık yapan komşum Halil İbrahim, benim haftanın 3 günü diyalize gidip geldiğimi biliyordu. Sık sık dertleşirdik. Komşum değil, evladım gidiydi. Bana ‘Hocam seni kurtaracağım bu eziyetten’dedi. Sonra da böbreğini bağışlamak istediğini söyledi. Dünyalar benim oldu” sözlerine, Halil İbrahim Taşkın ise “O benim komşum değil, babam gibi. Çok iyi bir insan. Yıllarca öğretmenlik yapmış ve binlerce insan eğitmiş. Ona böbreğimi vermem, benim için onurdur” sözlerine yer verildi. Oysa komşusundan böbrek aldığını söyleyen Günay çete lideri, Halil İbrahim Taşkın ise köyden böbreğini satan ilk kişiydi!

50 BİN

KRONİK böbrek hastası sayısının her geçen gün yükseldiği, bu hastalığın her 6 kişiden birini tehdit ettiği ülkemizde, 50 bin kişi böbrek nakli bekliyor. 2009 yılının ilk 9 ayında ise sadece 257 böbrek, 16 karaciğer, 6 kalp, 2 pankreas nakli yapıldı.

Dünya aleme rezil olduk!

Muhtar Ahmet Demir, köylerinin bu şekilde anılmasına çok kızmış: “Kimisinin maddi sıkıntısı varmış, kredi kartı borcunu ödeyecekmiş kimi çocuğunu evlendirecekmiş ama ben bunu bilemem. Organlarını verenlerden bazılarının durumu çok düşük değil. Çalışarak herkes karnını doyurur. Olaya karışan kaç kişi olduğunu bilmiyoruz. Bir kişi köydekileri ayartmış böylelikle böbreklerini vermişler. Bizi dünya aleme rezil ettiler. Kim böyle bir şey olsun ister köyümüzün adını rezil ettiler.”

(www.timeturk.com, 10.2009)