Taşınan Türbe

Tarih: May 13 2017

Ilısu Baraj Gölü alanında bulunan 550 yıllık Zeynel Bey Türbesi, Türkiye’de ilk defa uygulanan proje ile 2 kilometre taşınarak, baraj göl alanından çıkarıldı. Türbe, yeni yeri Hasankeyf Yeni Kültürel Park Alanı’na yerleştirildi. Taşıma işlemi için 8 adet “Kendinden Tahrikli Modüler Taşıyıcı” (SPMT) kullanıldı. Meteorolojik şartların uygun olması nedeniyle bugün gerçekleştirilen taşıma işlemi, saat 08.00’de başladı. Yaklaşık 3,5 saat süren taşıma işlemi 11.35’te tamamlandı. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu “Bin 100 ton ağırlığındaki Zeynel Bey Türbesi’ni taşımak için dünyanın en ileri teknolojilerini kullandık. Bu, dünyada bir ilk olacaktır. Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin açık göstergesidir. Bunun için hem teknolojimiz hem gücümüz hem de bütün tarihi eserlerimizi koruyacak şevk ve heyecanımız var.” Taşıma işlemini gerçekleştiren ER-BU İnşaat firmasının yetkilisi İnşaat Mühendisi Oğuz Çetin ise yaklaşık 16 ay proje aşaması sürdüğünü, alt yüklenici olarak Bresser firmasından teknik destek aldıklarını söyledi. Çetin, dünyada iki çeşit yapı taşıma sistemi kullanıldığını, türbenin taşınmasında Kendinden Tahrikli Modüler Taşıyıcı (SPMT) tercih ettiklerini kaydetti.

Topkapı Sarayı’nda Beton

Tarih: Eyl 28 2016

Topkapı Sarayı Müzesi yıkılma tehdidiyle karşı karşıya. Sarayın hazinelerinin sergilendiği Fatih Köşkü güvenlik gerekçesiyle kapatıldı. Köşkün bodrum duvarlarında ve tavanlarında yarıklar tespit edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı acil müdahale başlattı. Mekân eskidir, haraptır, bir tarafı tamir edilirken başka tarafı çökmektedir, yönetmeliklerin onarımı üstlenen firmaların taşeron kullanmalarına imkân vermesi restorasyonun kalitesini düşürmektedir, bakım ve tamir için kâfi para yoktur, son senelerde gereken alâka gösterilmiş ise de geçmişteki ihmallerin tahribatını ortadan kaldırmakta müşküllerle karşılaşılmaktadır, üstüne üstlük, sarayın başında bir de Koruma Kurulları derdi vardır! Bu kurullar geçmişte Meclis Danışmanı olmuş sabık milletvekillerine denize nâzır makam oda ve seçmenlere de kadro temininden başka pek bir iş yapmayan Millî Saraylar’a karışamamakta ama Topkapı Sarayı’ndaki ağaçların budanmasına bile müdahale etmektedir. Kurul kararı olmadan sarayda nefes bile alamazsınız, alamayınca da âcilen halledilmesi gereken işler bir türlü başlayamaz ve tahribat arttıkça artar. Bünyesinde Hazine Dairesi’ni de barındıran Fatih Köşkü’nde ortaya çıkan çökme tehlikesinin artık unutulmuş sebeplerinden birini hatırlatayım: Devlet 1926’da Topkapı’nın hazinelerini Fransa’da satmaya heveslenmiş, Avrupa’dan davet ettiği mücevher uzmanlarına fiyat takdiri yaptırmak maksadıyla hazine Ankara’ya götürülmüş ama satış çok şükür ki yapılamamış ve objeler Ankara’da kasalara konmuş, sonra da unutulmuştu! Kasaların 1951’de tesadüfen bulunup açılmasından sonra hazinenin İstanbul’a gönderilip Fatih Köşkü’nde şimdi teşhir salonu olarak kullanılan mekâna konmasına karar verildi. Ama bu arada bir iş edildi, zamanın anlı-şanlı mimarları güvenliği arttırıp binayı sağlamlaştırmak maksadıyla her tarafına beton bastılar ve beş asırlık köşk ağırlığa dayanamaz hâle geldi! Mekân geçtiğimiz senelerde betonlardan kurtarıldı ama olan oldu, bakımsızlığın üzerine bir de betonun yükü binince her bir tarafı çatır çatır çatladı! Sarayın senelerce müdürlüğünü yapan Dr. Filiz Çağman’ın 1999 depreminden sonra başlattığı kurtarma seferberliğini şimdiki başkan Prof. Mustafa Küçükaşçı şevkle devam ettiriyor ama saray ziyarete açık iken bu işin yapılması hayli zor! Paris’teki Versailles, Moskova’daki Kremlin, Kahire’deki Şobra ve Tahran’daki Niyaveran Sarayları ile daha birçok memleketteki eski saraylar geçmiş senelerde bakıma alınmış ve uzun yıllar ziyarete kapalı tutulmuştu. (Murat Badakçı)

toki-setti

Gördüğümüz heryere beton atarak sorunları çözebileceğimizi zannediyoruz! Beton binalar yaparak uygarlık seviyesine ulaşabileceğimizi, sınırlara beton atarak terörü çözebileceğimizi vs. Betonlar sorunları çözmez, sorunların üzerini geçici bir süre kapatır. Gün gelir beton çatlar ve sorunlar fışkırarak ortaya çıkar!

South Korea

Tarih: Şub 16 2016

South Korea

Roma Tünellerinde Terör

Tarih: Şub 01 2016

Sur Tünelleri

Terör örgütünün tarihi tünelleri daha önce de kullandığı biliniyor. Mardin Kapı’daki polis karakoluna 28 Temmuz 2004’te saldıran örgüt mensupları bekçi Abbas Yoldaş’ı şehit ettikten sonra surların yanı başında bulunan Hevsel bahçelerine kaçmış ve teröristlerle güvenlik güçleri arasında 12 gün süren çatışmalar yaşanmıştı. Çatışmalar sonucu 2 PKK’lı terörist etkisiz hale getirilirken diğer teröristlerin ise hevsel bahçelerinde girişi bulunan tünler aracılığıyla kaçtığı tespit edilmişti.

Diyarbakır’da MÖ 69 ile MS 53 yılları arasında hüküm süren Roma imparatorluğu kanalizasyon amacıyla Sur içinde genişliği 3 yüksekliği ise 4 metre civarında tüneller yaptı. Zaman içerisinde kanalizasyon için farklı yöntemler bulan Romalılar, günümüzde tespit edilen uzunluğu 30 kilometre olan tünelleri savaş durumunda kaçış için gizli tuttu. Tarihi tünellere ise Sur ilçesindeki birçok tarihi evin mahzenlerinde bulunan gizli kapılar veya avlularındaki kuyular aracılığıyla inilebiliyor. Ohal döneminde bazı kısımları açığa çıkan tünellerin, Bölge Valiliği tarafından verilen talimatla kapatıldığı öğrenildi. Teröristlerin belediyeden eski tünellerin haritalarına ulaştığı iddia edildi. PKK’lılar bu haritalarla Roma tünellerden sokaklar arasında geçişlere başladı. Operasyonda çembere alınan teröristelerin bu tüneller sayesinde hem silahlandığı hem de yeni militanların Sur’a sızdığı öğrenildi. Tarihi tünellere inilebilen yerlerden biri de 1683 yılında Hanilioğlu Mahmut Çelebi ve kız kardeşi Atike Hatun tarafından yapılan tarihi Sülüklü Han. İç kalede bulunan merkez cezaevinden 3 idam mahkumunun bu tünelleri kullanarak firar etmesi nedeniyle Sülüklü Han’daki tünel girişinin dönemin yetkilileri tarafından betonla kapatıldığı da tarihi belgelerde yer almakta. Ayrıca tünellere faytonla inildiği de tarihi belgelerde geçiyor.

Külliye Duvarına Pisuvar

Tarih: Ara 31 2015

Tarihi Cami

Kocaeli’nin Gebze ilçe merkezinde bulunan, Çoban Mustafa Paşa tarafından Mimar Sinan’a 1510 yılında yaptırılan Çoban Mustafa Camii ve Külliyesi’nin erkek tuvaletinde yeni düzenlemeler yapıldı. Tarihi caminin tuvaletinde duvarlar mermerle kaplanarak üzerine pisuvarlar monte edilirken, pisuvarların arasına da yine mermerden paravanlar konuldu. Ayrıca yeni lavabolar yapıldı. Ancak tarihi caminin dokusunu bozan düzenleme tepki gördü. Vatandaşlar tarihi yapıya zarar veren değişikliğin ortadan kaldırılmasını isterken, bazı vatandaşlar da pisuvarların dinen de uygun olmadığını ileri sürerek tarihi özelliğin bozulmamasını istedi. Gebze Tarih Araştırma Komisyonu Başkanı Resul Orman tarihi yapının özelliğini bozmayacak şekilde düzenlemeler yapılması gerektiğini belirterek şöyle dedi: “Külliyenin lavabolarının modernize edilmiş haliyle halkın önüne sunulduğu, tarihi dokuya zarar verdiği için biz tarihçiler ve tarih gönüllüleri olarak bu süreci istemiyoruz. Restorasyonun aslına uygun yapılmasını uygun görüyoruz. Külliyenin tarihi dokusuna zarar vermesinler, yetkililer bu işi bilenlere yaptırsınlar.”

Külliye Duvarına Pisuvarj

Tarihi Terör

Tarih: Ara 11 2015

Kurşunlu Camii Terörü

Tarihi Terörü

Tahir ve Tarih

Aspendos Mutfağı

Tarih: Eyl 29 2015

Aspendos Mutfağı

Aspendos Mutfak

Antalya’da dünyanın en önemli kültürel varlıklarından Aspendos Antik Tiyatrosu’ndaki basamaklar ve oturakların orjinal koyu gri yerine beyaz mermer kullanılarak restore edilmesi eleştirilere yol açtı.

Yunanın Yapamadığı

Tarih: Haz 24 2015

Yunanın Yapmadığını Yapmak


   Hayal gücü derin olup da bilgisi olmayan kimsenin, kanatları var fakat ayakları yok demektir.

Site Hakkında