Muzik calici calismiyor


COĞRAFYA

Cehennem Kapısı 43 Yıldır Yanıyor

Türkmenistan’ın Derveze bölgesinde “Cehennem Kapısı” olarak bilinen doğalgaz krateri, 43 yıldır gece gündüz, alev alev yanıyor. Başkent Aşkabat’a yaklaşık 250 kilometre uzaklıktaki Merkez Karakum Çölü’nde yer alan kraterin derinliği yaklaşık 50 metre, genişliği ise 100 metrenin üzerinde bulunuyor.

Türkmenlerin “Cehennem Kapısı” olarak adlandırdıkları krater, 1967 yılında doğalgaz sondajının çökmesi sonucu meydana geldi. Bu kaza sırasında sondajda çalışan bazı işçiler hayatını kaybederken, ekipman ve kamp da yerin dibine göçtü.

Türkmen jeologlar, kraterin sondaj esnasında yer altındaki kireç taşı benzeri madenlerin suyla teması sonucu erimesiyle meydana geldiğine inanıyor. Bazı kaynaklar ise sondajın yeraltı mağarası üzerinde yapıldığını savunuyor.

Özellikle yabancı turistlerin ilgisini çeken bu devasa yanar çukuru konu alan bir belgeselin bir Amerikan televizyon kanalında “Cehennem Kapısı” adıyla yayımlamasıyla kraterin ünü sınırları aştı.

Alevleri geceleri yüzlerce metre uzaktan gözüken kraterin gürültüsü de yine yüzlerce metre mesafeden duyulabiliyor. Kraterin yanına rüzgarlı havalarda pek yaklaşılamıyor.

Uzmanlar, doğalgaz sızdıran bu tür yerlerin kapatılamadığını, kapatılsa dahi zamanla biriken doğalgazın patlayabileceğini ifade ediyor. Aynı bölgede yine sondaj kazası olan başka bir kraterde ise yeraltı suları birikmiş.

Doğalgaz aramaları esnasında meydana gelen kazalar sonucu oluşan bu tür yanar kraterlerden ülkenin diğer bölgelerinde de bulunuyor. Güney Yolöten doğalgaz sahasında yaklaşık beş sene önce meydana gelen kazadan sonra alevler kilometrelerce öteden görülebiliyordu.

(AA, 09-08-2010)

Manş Tüneli

Manş Tüneli, İngiltere ile Fransa’yı denizden birbirine bağlayan tünel. Manş Denizi’nin tebeşir kayalarından meydana gelen tabanında kolayca tünel açılabilceğini düşünen bir Fransız mühendis, 1802′de Dover Boğazı’nda iki kıyıyı birleştiren bir tünelin yapılmasını teklif etti. Napolyon tarafından beğenilen teklif savaş yüzünden askıya alındı. Bu tür teklifler 19. yüzyılda defalarca gündeme geldi. 1880′li yılların başlarında bazı özel kuruluşlar iki kıyı arasında bir demiryolu tüneli yapmak için kazılara başladılar. Tünel 1800 m’ye ulaştığında basının, İngiltere’nin güvenliği açısından projenin tehlikeli olduğu hakkındaki kampanyası yüzünden yapım durduruldu.

Manş Tüneli yüzyılımızın mühendislik harikalarından biridir. 14.000 işçinin görev aldığı bu projede, milyonlarca metrik tonluk taş, toprak ve çamurun atılması için son derece gelişmiş kazı makineleri kullanılmıştır. Bunlardan devasa iki kazıcı, kocaman birer solucan gibi, kanalın iki ucundan kazmaya başlamıştır. Her biri bir lazer ışını yardımıyla yönlendirilmiştir. Kanalın üç buyutlu haritasını hafızalarında saklayan bilgisayarlar, lazer ışığının geliş açısını sürekli kontrol etmişlerdir. Ayrıca tünel, Fransa ve İngiltere ortak yapımıdır.

Fransa ve İngiltere hükümetleri 1960′lı yılların ortalarında tünelin yapılması için tekrar anlaştılarsa da daha sonra yüksek maliyetleri gerekçe gösteren İngiltere, 1970′li yıllarda yapımı durdurdu. Bu süre içinde tünelin her iki taraftan 2,4 km’lik kısmı kazılmıştı. Manş Tüneli 1986′da tekrar gündeme geldi. Proje Fransız ve İngiliz firmalarından meydana gelen bir konsorsiyum tarafından çok sayıda bankadan borç alınarak ve hisse senedi çıkarılarak finanse edildi. Dover ile Calais’yi birbirine bağlayan tünel 147 km uzunlukta olup, 1991′de tünel açma işlemi tamamlandı.

Tünelin su altındaki bölümünün uzunluğu 38 km olup, yeryüzünün en uzun su altı tünelidir.

(Vikipedi)

Kulusuk, Greenland

Tok Tokkie, Naukluft National Park, Namibia, Africa

Jerusalem from Mount of Olives

Caldarola, Macerata, İtalya

Saint Helens Yanardağ İfrazatı

Ash billows from the crater where the summit of Mount St. Helens had been only hours earlier during a huge eruption on May 18th, 1980. (St. Helens yanardağının patlaması sonucu oluşan kül bulutu, ABD, 1980.)

A car is shown submerged in ash in this May 20, 1980 photo from Mount St. Helens eruption in Washington State. (St. Helens yanardağının patlaması sonucu kül altında kalan bir araba, ABD, 1980.)

In this May 17, 1980 photo, 30-year old vulcanologist David Johnston is shown in the evening at his camp near what is now known as Johnston Ridge near Mount St. Helens. (Yanardağ yakınlarında kamp kuran Volkan uzmanı David Johnston yanardağ patlamasından ölmeden saatler önce görünüyor.)

Army National Guard helicopter pilot Harold Kolb rescues two men and their sons from the devastated area around Mount St. Helens. One man’s hands had been burned from his tent melting around him. (Kurtarma helikopterleri eli yanmış kişiyi kurtarırken.)

Thousands of trees in the North Fork Toutle River drainage area are shown blown down by the force of the May 18, 1980, eruption of Mount St. Helens, seen on Aug. 22, 1980. (Yanardağ patlaması sonucu yok olan bir orman.)

Mount Saint Helens, 2010.