Muzik calici calismiyor


NÜKTE

İlginç mahkeme diyalogları

Ülkem insanının zekasını kullanarak mahkemeyi kendi lehine çevirme çabaları…İşte sizleri gülümsetecek birbirinden ilginç mahkeme diyalogları.

Dava: Uyuşturucu kaçakçılığı
Sanık: Takriben 65 yaşında bir amca.
Yer: Ağır ceza mahkemesi
Olay: Amcanın ahırı ağzına kadar marihuana (kenevirin çiçeklerinden ve yapraklarından elde edilen uyuşturucu madde) dolu olarak bulunmuştur.
Hakim: “Amca anlat bakalım ne oldu?”
Sanık: “İçiciyim ben reisim.”
Hakim: “Nasıl yani? Bir ahır dolusu esrarı mı içecektin?”
Sanık: “Yazları yetiştirir ve biriktiririm. Kışları da içerim hakim bey.”
Hakim: (Kahkahalar eşliğinde) “Kapatırım seni ahıra, kapına da iki jandarma koyarım, yaza kadar o otu bitiremezsen sonra görüşürüz.”

Dava: Tarihi eser kaçakçılığı
Yer: Ağır ceza mahkemesi
Olay: Arabanın bagajında Roma dönemi büstler ele geçirilmiştir.
Hakim: “Anlat bakalım Osman.”
Sanık: “Tarlamı sürerken bu kafaları buldum hakim bey, tam müzeye teslim etmek üzere yola çıkmıştım ki tutuklandım. Masumum hakim bey, tahliyemi isterim.”
Hakim: “Osmannnn. Osmannnnnnn. Hatay’da bulduğun kafaları neden İstanbul’daki müzeye teslim etmeye çalışıyorsun.”

(Moral Dünyası)

Gömülesi politikacılar

Bir otobüs dolusu politikacı seçim kampanyası için Teksas’ ta dolaşıyorlarmış. Otobüs büyük bir çiftliğin yanından geçerken, otobüs şoförün dalgınlığı yüzünden derin bir şarampole uçmuş. Çiftçi koşarak gelmiş, gece kurda kusa yem olmasınlar diye cesetleri gömmeye başlamış. Ertesi sabah, Şerif soruşturma için çiftliğe gelmiş. Çiftçiye sormuş:

‘Otobüsteki bütün politikacıları gömdün demek. Hepsi de ölüydü, eminsin değil mi?’

Çiftçi cevap vermiş:

‘Bazıları yaşadıklarını iddia ettiler ama politikacıları bilirsiniz. Nasıl yalan söylerler!

Temel’in işleri

- Hastahaneye kan bağışlamak için gelen Temel’in müracat yerine vardığında bayıldığını,bayılma sebebibinin ise kapıdaki: “kan vermek isteyenler buraya başvursun” yazısını okuyunca olanca gücüyle başını kapıya vurmak olduğunu.

- Direksiyon başında kaset dinlemekten kafası şişen Temel’in teybe boş bir kaset koyup kafa dinlediğini.

- Karadenizlilier’in Kafkas Cephesi’nde Ruslar’a el bombası attığını, Rusların da el bombalarının pimini çekip geri attığını.

- Temel’in elektrikler kesilince, yürüyen merdivenlerde 3 saat mahsur kaldığını.

- Rus işgaline uğramış Karadeniz’in tüm şehir ve ilçelerinde her yıl Ruslar’dan Kurtuluş Şenliği düzenlendiğini ancak Of’ta bu şenliklerin yapılmadığını çünkü Ruslar’ın Oflu’lardan kurtuluş şenliği düzenlediğini.

biliyor muydunuz?

Unutkan Temel

Temel doktora şikayetini anlatıyordu:
- Doktor Bey bende son zamanlarda unutkanlık var.
Doktor:
-Ne zamanlar oluyor?
Temel şaşkın şaşkın sordu:
-Ne ne zamanlar oluyor?

İlk ameliyat

Biraz heyecenlı olan hasta, kendini ameliyat edecek doktora: “Doktor bey, biliyor musunuz bu benim ilk ameliyatım” der.

Doktor ise: “Farketmez benim de ilk ameliyatım olacak” diye karşılık verir.

Ağız kokusu

Falih Rıfkı Atay, ” İslamiyet denince burnuma ayak kokusu gelir” dediğinde, yanındaki bir adamdan şu cevabı almış:

- Senin burnuna gelen ayak kokusu değil, ağız kokusudur.

Materyalist bir avukat

Çok havalı ve zengin bir avukat, yeni aldığı lüks spor arabasını ofisinin önüne park eder. Ofisteki arkadaşlarına nasıl gösteriş yapacağını düşünerek arabasından inerken, yoldan hızla geçen bir kamyon sürücü tarafındaki kapıyı kopartır atar.

Avukat derhal cep telefonunu kapar ve polisi arar. Bir dakika içinde polis olay yerine gelir fakat daha tek bir soru sormasına fırsat bırakmadan avukat isterik bir şekilde haykırmaya başlar.. Daha geçen gün aldığı arabası mahvolmuştur ve kaportacı ne kadar ince iş görse gene de eskisi gibi olmayacaktır. O kamyonun sürücüsü derhal bulunmalı ve yaptığı hasar ona mutlaka ödettirilmelidir. Avukat kızgın ve öfkeli şikayetini nihayet bitirdiğinde, polis bıkkın ve inanamaz bir şekilde başını sallar “Siz avukatların bu kadar materyalist olmalarını bir türlü anlayamıyorum..” der “sahip olduğunuz şeylere öyle bağlanıyorsunuz ki, başka birşeyi gözünüz görmüyor.”

“Nasıl söylersin böyle birşeyi?” diye hayretle sorar avukat.

Polis adama acıyarak ve küçümseyerek bakar “Sol kolun dirseğinin altından kopmuş görmüyor musun? Kamyon sana çarptığı sırada olmuş olmalı ve sen bana kaportacıdan bahsediyorsun.”

“Aman Tanrım!” diye bağırır avukat.

“Rolex’im de gitmiş”

Not: Rolex pahalı bir saat markasıdır.