Muzik calici calismiyor


İSLAMİYET

Hadiste Rus işgali

“Talikan’a (Afganistan’a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala’nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah’ı hakkıyla bilen insanlar vardır. Onlar ahir zaman Mehdi’sinin yardımcılarıdır.”

(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 59)

Cennet şarabı

Takva sahiplerine va’dedilen cennetin misali (şudur): İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükafatlanan bir kişi), ateşin içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını ‘parça parça koparan’ kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu? (47 Muhammed Suresi, 15)

Ayetin orijinalinde de “şarap” kelimesi geçer ve Türkçe’ye direkt olarak “şarap” diye tercüme edilir. Fakat Arapça’daki “şarap” kelimesinin karşılığı ile Türkçe’deki “şarap” kelimesinin karşılığı aynı değildir. “Şarap” kelimesi Arapça “içmek” anlamına “şerebe” fiilinden türer. Şarap içilecek olan her şeydir. Fakat bu kelime Arapça’dan Türkçe’ye geçerken anlam kaymasına uğramış ve “içki” anlamında “şarap” olarak anlamlandırılmıştır.

Hz. İsa’yı ilah edinenler

Onlar, Allah’ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini rablar (ilahlar) edindiler ve Meryem oğlu Mesih’i de. Oysa onlar, tek olan bir İlah’a ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar. O’ndan başka İlah yoktur. O, bunların şirk koştukları şeylerden Yücedir. (9 Tövbe Suresi, 31)

Bu ayette Hz. İsa’yı insanların ilah edindiklerinden söz etmektedir. Enbiya suresinde ise Allah’tan başka tapılanların cehennem odunu oldukları şöyle bildirilmektedir.

Gerçekten siz de, Allah’ın dışında taptıklarınız da cehennemin odunusunuz, siz ona varacaksınız. Eğer onlar (gerçek) ilahlar olsalardı, ona girmeyeceklerdi. Oysa onların tümü içinde temelli kalıcıdırlar. Orda kendileri için, ‘kemikleri çatırdatan inlemeler’ vardır. Onlar orda işitmezler de. ( 21 Enbiya Suresi, 98/100)

Bu iki ayetteki ifadeler yorumlanarak İnsanlar Hz. İsa’yı ilahlaştırıp taptıkları için Enbiya Suresindeki ayete göre cehenneme gideceği sonucuna varmaya çalışmaktadırlar. Oysa Enbiya Suresindeki 101 ayet okunduğunda bu olayın istisnası olduğu anlaşılacaktır:

Ama Bizden kendilerine güzellik geçmiş bulunanlar; işte, onlar, ondan uzaklaştırılmışlardır. ( 21 Enbiya Suresi 101)

Şirk

Hiç şüphesiz, Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanlar ise, (onlardan) dilediğini bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır.

(4 Nisa Suresi – 116)

Lut’un karısı yaşlı kadın mı?

Lut kavminin helakiyle ilgili ayetlerde geride kalan yaşlı bir kadından söz edilir, başka bir ayette ise geride kalanın Lut’un karısı olduğu söylenir. Bu iki ifadede bir çelişki olduğu bazı çevrelerce iddia edilse de ortada bir çelişki yoktur. Ayetlerdeki ifadeler şöyledir:

Onu ve tüm ailesini kurtardık. Yalnız bir yaşlı kadın hariç; geride kalanlardan idi. (26 Şuara Suresi, 170-171)

Onu ve ailesini kurtardık. Karısı hariç. O geride kalanlardan oldu. (7 Araf Suresi, 83)

Bundaki ifadelerden Lut’un karısının geride kalan tek kişi olduğu anlaşılmaktadır. Diğer ayette ise onun yaşlı bir kadın olduğu anlaşılmaktadır. İki ayette bir çelişki yoktur. Ayetlerdeki ifadeler bir birini tanımlamaktadır.

Kuran’da sinek

“Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin. Sizin, Allah’ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için bir araya gelseler dahi- gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de.”

(Hac Suresi, 73)

Parmak izleri

Peygamberimiz’in yaşadığı dönemin insanları için parmak uçları önemli bir şey ifade etmezdi. 1856 yılında Genn Ginsen adında bir İngiliz, parmak uçlarındaki çizgilerin her insanda farklı olduğunu keşfetti. 1856 yılına kadar insanlar parmak ucunun önemli özelliğinden haberdar değillerdi. Tarih boyunca yaşamış tüm insanların parmak ucunun farklı olduğunun anlaşılmasıyla, parmak ucunun adeta bir kimlik kartı olduğunun farkına varıldı. Daha sonra bu bilgi polis örgütlerince suçluların yakalanmasında veya tanınmayacak duruma gelmiş ölülerin tespit edilmesinde kullanılmaya başlandı…

Parmak ucumuzdaki bu kimlik kartımız, cenin henüz üç aylıkken anne karnında çizilir ve mezara kadar bizle gelir.

“İnsan, kemiklerini kesin olarak biraraya toplamayacağımızı mı sanıyor? Evet, parmak uçlarını dahi düzenlemeye gücümüz yeter.” (Kıyamet Suresi 3-4)