Aman ne yaygara ne yaygara. Türkiye’yi seçilmişler değil de filan cemaat idare ediyormuş.
Cemaat’in gücünün çok büyük olduğunu, kadrolaştığını kabul ederim ama ülkeyi onun idare ettiğini kabul etmem.
Hem sonra niçin şaşıyorlar, bağırıyorlar, çığlık kopartıyorlar? Türkiye yakın tarihi boyunca seçilmişler tarafından mı idare edilmiştir, yoksa seçilmemiş birtakım egemen azınlıklar tarafından mı?
Merhum Adnan Menderes zamanında Başbakanlık Müsteşarı kimdi? Mason locası Üstad-ı Âzam-ı Ahmet Salih Korur’du. (60 sene önce iki direksiyonlu sürücü tâlim otomobilleri vardı.)

Ahmet Salih Korur
Masonların ülke idaresinde ağırlığı çok olmuştur. Onlar seçimle mi gelmişti?
Türkiye’yi bir tür Yahudistan haline getiren Sabataycılar seçimle mi gelmişlerdi?
Devlet kadrolarında Sabataycılar, Masonlar, Bahaîler, Dr. Moon’cular, Şu’cular, Bu’cular kadrolaşınca yaygara yok, filan cemaat güçlenince yaygara avaz avaz.
Ecevit, iktidarı zamanında devlet kadrolarını belli bir mezhebe mensup kişilerle doldururken sesleri çıkmıyordu.
Masonlara, Sabataycılara ses çıkartmayıp cemaate ses çıkartmak adalete, eşitliğe aykırıdır.
Devlet kadrolarına kendi mensuplarını sokmak için çalışmak suç değildir.
Benim elimden gelse, devletin bütün temel, önemli, hayatî kadrolarını imanlı, adaletli, şuurlu, ehliyetli, liyakatli, dirayetli, hakkaniyetli elemanlarla doldururum.
Komünist marksist kadrolaşma, Mason masonik kadrolaşma, Sabataycı sabataist kadrolaşma ister.
Bundan on sene önce, başta kapkaççı suç çeteleri olmak üzere, suçlularla güçlülerin nasıl işbirliği yaptıklarını iyi biliyoruz.
Karı satanlara, uyuşturucu babalarına, hırsızlık çetelerine, bin türlü yolsuzluğa kimler göz yumuyordu?
Mafya babalarıyla kimler birlikte yemek yiyordu?
Ben, cemaatmiş şuymuş buymuş bilmem, devlet işlerinde temizlik ve şeffaflık isterim.
Cemaat adalete riayet ederse işi rast gitsin. Etmezse tepe üstü düşsün!
Telefonlar dinleniyormuş, bilgisayarlar kayd ediliyormuş, özel hayatlar tecessüs ediliyormuş. Bu iddialar doğru ise yapanları Allah Kahhar ism-i şerifiyle kahr etsin!
Kur’ânda “Ve lâ tecessesu” buyruluyor. Özel hayatları araştırıp gizli ayıpları ve günahları açığa çıkartmak İslâm’da haramdır. Hiçbir Müslüman böyle bir şey yapmaz.
Eğer bu ülkede eşitlik varsa Müslümanların ve onların cemaatlerinin de Masonlar ve Sabataycılar kadar kadrolaşmaya hakkı vardır.
Bendeniz cemaatçi memaatçi değilim. İslâmî cemaatlerin, hizip ve fırkaların, tarikatların hayırlı, faaliyet ve hizmetlerini desteklerim. Hayırsız hizmet ve faaliyetlerini desteklemem.
Telefonların dinlenmesine, bilgisayarların kayda alınmasına, özel hayatların tecessüs edilmesine karşıyım. Hukuka ve etiğe aykırı olarak böyle şeyler yapanların Allah belâsını ve cezasını versin?
Lütfen tek taraflı yaygara kopartmayınız!
(M. Şevket Eygi, Milli Gazete, 2010-08-29)
