

Muzik calici calismiyor
Datça Yarımadası'nın ucunda küçük bir antik kent Knidos. Antikçağ'da ünlü çıplak Afrodit heykeline ev sahipliği yapmış, adı hep aşk ve cinsellik söylentilerine karışmış bir yerleşme. M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren, eskiçağ tarihinin ve arkeolojinin görkemli bir kenti diye anılıyor. Cinselliğin uluorta konuşulamadığı Antikçağ'da, insanlar özgürce fanteziler kurabilecekleri yeri, Knidos olarak belirliyorlar. Öyle ki, genelev kalıntıları, Knidos'taki cinsel yaşamı günümüze taşıyan en önemli bulgulardandır. O çağlarda genelevleriyle ün yapan kent, uzak diyarlardan gelen gemiciler ve Arap tacirlerin uğrak yerine dönüşüyor.
O dönemde bir sanat eseri olarak kabul edilen Afrodit heykelinin hikayesi şöyle; Kos Adası’nın siparişi üzerine, Praksiteles iki Afrodit heykeli yapar. O zamana kadar tanrı heykelleri tamamıyla çıplak yapılır ancak tanrıça heykelleri hafif de olsa örtülü olurdu. Praksiteles’in heykellerinden biri çırılçıplaktır ve ada halkı bunu çok müstehcen bularak geri çevirir. Oysa Knidoslular heykeli beğenmiştir ve bunu satın alarak, kentin en yüksek terasına, Ege’den ve Akdeniz’den görülecek şekilde yerleştirirler. Ünlü tarihçi Lusien, banyodan yeni çıkmış ve elinde giysisini tutan Afrodit'e hayran kalır. Zamanla ünü yayılan çıplak Knidos Afroditi, ticaretten daha güçlü bir gelir kaynağı haline gelir. Afroditi görmek için buraya sadece sanat severler değil aynı zamanda binlerce turist akın etmeye başlar. Adeta bir hac yeri haline gelen bu tapınakta, hacılar ritüellerini, tapınakta çalışan fahişelerle tamamlarlar. Ekonomik sıkıntıya düşen Knidoslulara, Bitinya Kralı Nikomedos, borçlarını ödeme karşılığında Afrodit heykelini satın almayı teklif eder. Bunun üzerine bir halk oylaması yapılır ancak sonuçta halk bunu kabullenmez. Aristotales ‘’gerçek demokrasi Knidos’tadır’’ diyerek burada başlayan erken demokratik hareketin altını çizmiştir. Heykelin kayboluşu, Bizans İmparatoru Theodosius’un, çok tanrılı inanç tapınaklarını kapattığı günlere dayanır. İmparator, heykeli tapınaktan söktürüp İstanbul’daki Lausos Sarayı’na götürür. Afrodit heykelinin, M.S. 5. yüzyılda çıkan bir yangında yok olduğuna inanıldığı gibi, Bizanslılar tarafından parçalandığına inananlar da var.
The ancient city of Teotihuacan is the most visited of Mexico’s archaeological sites and a must-see if you’re in Mexico City. The site is impressive for its scale, both in the size of the Pyramid of the Sun (the third largest pyramid in the world). The name Teotihuacan is also used to refer to the civilization that this city was the center of, which at its greatest extent included much of central Mexico. Its influence spread throughout Mesoamerica; evidence of Teotihuacano presence, if not outright political and economic control, can be seen at numerous sites in Veracruz and the Maya region.