Büyük şair Necip Fazıl Kısakürek’in mecmua çıkarmak gayesi ile Ankara’da Adnan Menderes ile görüşmek istediğini ve uzun bürokratik engelleri aştıktan sonra sabaha karşı Başvekil Adnan Menderes ile görüştüğünde ona: “Sizin başvekil olduğunuz bir ülkede, ben şu kadar eserin sahibi olarak, omuzuma bir boyacı sandığı atarak Eminönü meydanında karnımı doyurmak için boyacılık yapsam bu sizin için bir şeref midir?” diye oldukça sitemli konuşması üzerine, merhum Menderes büyük bir inkisar içinde: “Necip Fazıl Bey, ben herşeyi biliyorum. Fakat bilsen ne haldeyim! Üstümde, altımda iki mason arasında, iki değirmentaşı arasındaki tane gibiyim. Al şu parayı da git mecmuanı çıkart! Arada bir de bana çat ki onu Menderes besliyor demesinler!” demiştir.
Muzik calici calismiyor
Avucunuza dikkatlice bakın!
Arif Nihat, iyi bir müslümandı. Bir gün bana: “Yavuz sağ elini aç bakayım. Arapça rakamlarla kaç yazıyor, oku!” Açtım baktım Arap rakamlarıyla 81 yazıyordu. “Sol avucunu aç; onda ne yazıyor?” dedi. Açtım, onda da 18 yazıyordu. “81’le 18’i topla” dedi. Topladım 99. “Bu rakam sana neyi hatırlatıyor?” diye sordu. “Tabiki Allah’ın 99 sıfatı!” diye cevapladım. “Peki 81’den 18’i çıkarınca kaç kalıyor?” Elbette 63. “Peki bu sana neyi çağrıştırıyor?” diye sordu. Düşündüm! Aklıma hemen Resulullah Efendimizin ölüm yaşı geldi. Peygamberimiz 63 yaşında ölmüştü. Bana dönerek: “Bak Yavuz! Allah milyarlarca insanın avucuna bu ilâhî mührü vurmuştur. Bu asla tesadüf olamaz. Tesadüf olsaydı birkaç insanın avucunda olurdu.” dedi.(Yavuz Bülent Bakiler)
Ateist yazar Abdullah Cevdet öldü

Abdullah Cevdet Karlıdağ Osmanlı siyaset adamı ve düşünürüdür. Jön Türk hareketi ile II. Meşrutiyet döneminin düşünce yapısında önemli etkisi olmuştur. “Neslimizi ıslah etmek, kuvvetlendirmek için Avrupa’dan ve Amerika’dan damızlık erkek getirmek gerekir.” şeklindeki iddiasıyla da gündeme gelen Abdullah Cevdet 1932 yılında tarihe gömüldü!
Putuna tapan insan
Kadının ruhu varmıdır?
16. Yüzyıl Avrupa’sında, kadınların ruhlarının olup olmadığı ve Cennet’e gidip gidemeyecekleri meselesinin Hristiyan çevrelerde durmadan tartışıldığını… Yine o dönemde bir üniversite hocasının, kadınların insan türünden olmadıklarını ispat etmek üzere Latince tezler yazdığını ve o dönemin kraliyet fermanlarında, kadınların dövülme meselesi ile alakalı olarak: “Dövme aletinin ucu keskin demir olmasın ve açılan yara da makul bir cezanın hudutlarını aşmış olmasın” diye hükümler yer aldığını biliyormuyduk?
Kitap okumadan geçen iki gece
Bediüzzaman’dan resim yasağının hikmeti
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin bir akşam üzeri İstanbul’un Sirkeci mevkiinde dolaşırken birdenbire bir gayr-i müslimin ona yaklaşıp elini tutarak: “Dininizde resim niçin haramdır?” diye sorması üzerine Üstad Bediüzzaman’ın: “İnsan, Allah’ın sikkesidir. Padişah ve kralların sikkelerinin taklidine kanuni yasak olduğu gibi, Allah’ın da sikkesini taklide şeri cevaz yoktur” diye veciz bir cevap verdiğini ve gayr-i müslimin de cevaptan çok memnun kalarak bravo deyip Bediüzzaman Hazretleri’nin elini sıktığını biliyormuyuz?
Picasso ve islam sanatı
İslam dininin pek çok hikmete mebni olarak resme cevaz vermemesi neticesinde, Osmanlı’da daha çok hat sanatı, tezhib gibi, bugün dünyanın nofigüratif dediği sanatların geliştiğini… Avrupa ressamlarına bizim hat sanatı örneklerimiz gösterildiğinde, İspanyolların son büyük ressamı Pablo Picasso’nun: “Varmayı düşündüğüm hedefe Müslümanlar beş yüz sene önce ulaşmış” diyerek hayranlığını ifade ettiğini biliyormuyuz?








