Muzik calici calismiyor


Küs Göndermek

Bookmark and Share

Töre Masumları Öldürmez

Şanlıurfa Kültür Müdürü dizi çeken bir şirkete resmi yazı yazıp töre cinayetinin tanımını yaptı. Şanlıurfa Kültür Müdürü’nün yazısına göre, töre cinayetinin resmi tanımı şöyle: “Hiçbir ağa tecavüz ettiği kızı, oğlu dahil yakını ile evlendirmez. Töre, aileden habersiz kaçan, eşini aldatan kişiler için geçerlidir, masumlar için değil.”

(Sabah, 2007)

Bookmark and Share

Bir İneğe Çatmak

Bookmark and Share

Müslümanın Tatil Anlayışı Nasıl Olmalıdır?

Bana sordular: “Müslüman’ın tatil anlayışı nasıl olmalıdır?”

Müslüman’ın tatili olmaz! Ölünce rahat eder.

Bediüzzaman Hazretleri buyurmuş ki; “Der tarik-i aczi mendi lazım âmed çar çiz; aczi mutlak, fakrı mutlak, şükrü mutlak, şevki mutlak ey aziz.” Yani, “Ben aciz, siz azizlere yolumu şöyle anlatırım; aczi mutlak fakrı mutlak, aczinizi ve fakrını bilin. Şükrü mutlak, her halinize şükredin. Şevki mutlak, her halde çalışın.”

“Efendim okullar kapandı, tatil geldi.” Okullar kapandıysa kâinat kitabı açık duruyor. Dolaşın Allah’ın mülkünü. Tavuklar yumurta fabrikası, inekler süt fabrikası, ağaçlar meyve fabrikası. Allah, kocaman kayısı ağacını toplamış, küçücük çekirdeğin içine koymuş. Bunu görün. Kuşlar bahçeye girer, yiyecek bir şey arar, sonra uçup gider. İnsan kuş gibi olmamalı. Ağacın odundan gövdesine bakmalı. Soba borusu gibi kalın olan bu odun, muazzam bir fabrika. Köklerden ve güneşten gelen gıdasını yiyor, bize ne güzel meyveler veriyor. Allah’ın Rezzak sıfatını anlamalı. O meyveyi öpmeli, Rabb’imin mektubu diye.

Madem tatil gelmiş, bir köye gitmeli. Köyün başındaki kaynak suyuna bakıp, “Allah’ım, nerelerden bize su gönderiyorsun?” diye düşünmeli. Bir dağdan ovayı seyretmeli. Hiçbir ressam yeryüzündeki renkler kadar güzel renkler yapamaz. Hiçbir heykeltıraş şu çiçeği canlandıramaz. Horozlar bağırıyor, köpekler havlıyor, kuşlar ötüyor, hafif bir rüzgâr ıslık çalıyor.

Yeryüzü bir orkestra-i İlahi. Dinle, ruhun canlansın. İmanın galeyana gelsin. Ayağa kalk, içinden bağır: “Allah’ım ben dinim için ne yapabilirim?” Hatırla ki daima yabancıların yazdıklarını okudun. “Volter demiş ki, Aristo demiş ki” Başını iki elinin arasına al ve sor, “Allah ne demiş? Bu uzun seyahatin sebebi nedir?”

Sen tatildesin, meyve ağaçları öyle büyümüş ki.

Zamanın kıymetini bilmeyen, zamanla kıymetsiz olur. Dünya cennetin bekleme salonudur, haberin var mı? Evvela kendini kurtar.

Şimdi yaz tatili. Çocuğunun elinden tut, cami cami dolaşın. Mezarlıklara gidin. Türbeleri gezin. Ona ne istiyorsa alın. Çocuk sizi beğenirse sizi taklit eder. İnsan çevrenin tesirinden kurtulamaz. Çocuğunun nasıl olmasını istiyorsan onu al o çevreye git.

Günahı süslediler. Günahı reklâm ettiler.

Geçmiş yıllarda saçları karışmış, sakalı uzamış, pantolonu düşmüş birisine fazla bakmıştım ki, “Niçin bakıyorsun?” diye sordu. Ben de dedim ki, “Senin alkole verdiğin parayı İslam yolunda harcayabilsem. Senin alkol uğruna katlandığın çilelere ben de İslam yolunda katlanabilsem.”

Helal dünyanın adamı, haram dünyanın adamlarına bakıp hızını artırabilir. Cehenneme gitmek isteyenlere bakıp, cennete gitmekte daha gayretli olabiliriz. Fakat hiçbir zaman cehenneme gitmek isteyenlerin gayretini ve fedakârlığını geçemeyeceğiz.

Ben her sene zekâtımı verirken tövbe ederim, “Allah’ım, kumarbazların kumara verdiği parayı ben dinime veremedim, sefahate harcanan paralar kadar ben dinime hizmet edemedim, beni affet!”

Risale-i Nur’da buyrulmuş ki, “Mevt, vazife-i hayattan bir terhistir, bir paydostur, bir tebdil-i mekândır.”

Yani Müslüman’ın tatili, ölümdür.

(www.hekimogluismail.com, 2010)

Bookmark and Share

Ramazan, İrade Talimi Yaptırır

1950 senesinde askerî okula girdim. Askeriye elbisesini giydirdiler. Davutpaşa Kışlası’nın alt katında kalmamız için bize bir yer gösterdiler.

Yüz öğrenciydik. Yatak, yorgan yok; ayakkabıları yastık yaptık. Kaputa sarılıp yattık. Sabah, öğle, akşam sadece ekmek ve çorba; başka yok. Dedik, “Niye böyle?” “Askerlikte bundan daha zor günler yaşayacaksınız. Savaş zamanı size karyola getirecek değiliz. Çamurda yatabilirsiniz. Savaşta yemek de bulamayabilirsiniz. Askerlik budur. İşinize geliyorsa kalın, gelmiyorsa çıkın, gidin.” dediler. Çok işsizlik vardı. Ayrılmadım, devam ettim. Onların dediği gibi oldu. Karaburun’da atışlar yapacaktık, çadırları kurduk, saat 9′da öyle bir rüzgâr çıktı ki çadırlar yıkıldı, dışarıda kaldık. Bir yağmur başladı, sabaha kadar o çamurda, o yağmur altında oturduk. Sayamayacağım kadar çok tehlikelerle karşılaştık. Hepsine razı oldum. Askerlik bu, başka türlüsü yok.

Askerlik bizi nasıl zor şartlara hazırlıyorsa Allah bu Ramazan’la bizi zor şartlara hazırlıyor. Ramazan sabrı, şükrü, kanaati, iktisadı, itaati öğretiyor. El kadar ekmekle, günü gün etmemiz gerekebilir, Allah korusun. Mesela Müslüman evine gittiğinde yemek yoksa peynir ekmek yer, şükreder. Yani yemek yok diye hanımına baskı yapmaz, huzur bulur. Hayat düz çizgi değildir. İnişi yokuşu çoktur. Gün güne uymaz.

Ramazan, irade talimi yaptırıyor. Ramazan sahur öğretiyor. Mesela doktorlar “oruç tutmayacaksın” dediler. İmamlar, “yaşlısın, hastasın, sana ruhsat var” dediler. Herhalde o zorlu günlerin taliminde yetiştik, Allah’a da sığındım. Oruç tutuyorum, çok da memnunum. Evet Ramazan sahur talimi, sabır talimi, şükür talimi, irade talimi. Ramazan, hayatın zor şartlarına göre bizi yetiştiriyor, talim ettiriyor. Kumandana itaat ettiğim kadar Allah’a itaat etsem evliya olurum. Sofrada yemekler hazır, “ye!” emri gelmediği için yemiyorum. Yani yeryüzü bir ordugâh oldu. Allah, kumandan-ı azam. Ben de o orduda neferim. Ye emri gelinceye kadar bir şey yiyemem. Zaten askeriyede de usul şöyledir: Bölük yemekhaneye girer. Herkesin yemeği dağıtılır. Askerler bekler, nöbetçi subay gelecek, “Afiyet olsun!” diyecek. İşte o zaman yemeğe başlayacaklar. Şimdi biz de sofranın başında bekleyeceğiz. “Ye!” emrini bekleyeceğiz. Askerliğe ne kadar çok benziyor.

Akşam ezanının okunması “ye!” emrinin gelmesidir. Bekliyoruz. Bu hâl 20 sene askerlik yapmış olan beni çok sevindiriyor. Çok şükür, çok şükür Allah’a asker olmuşum. “Yeme!” dedi imsakta yemeği kestim. İftarda “ye!” emri gelecek, yiyeceğim.

Demek ki askeriyeden emekli oldum ama Allah’a askerliğim devam ediyor. Her insan bu dünyada bir askerdir. Ramazan, insana bu şuuru kazandırıyor.

(Hekimoğlu İsmail,  Ağustos 2010)

Bookmark and Share

Bir Yahudi Neden Okumalı?

Bozuk Dinine Bağlı Her Yahudi Çocuğuna İyi Bir Eğitim Veriyor. Neden mi?

  • Tüccarlık Yapacak, İnsanlara Köle Değil Efendi Olacak!
  • Bir Finançı Olacak. Bankalar İle Dünyanın Parasını Yönetecek!
  • İyi Bir Sinemacı Olacak. Toplum Kültürlerini İsteği Gibi Yönlendirebilecek!
  • Doktor ve Bilim Adamı Olacak. İnsanların Beslenme ve Sağlığını Değiştirebilecek!
  • Düşünen Bir Felsefeci Olacak. Din ve İnançlar İle İstediği Gibi Oynayabilecek!
  • Büyük Liderleri Kullanabilecek Güçte Olacak. Dünyayı Karıştırabilmek İçin!
Bookmark and Share

İşler Nasıl Yetişir?

Bunlar Ev İşleri, Ya Dışarıda?

Bookmark and Share