Sözün Özü
 Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Niye bugünden baslamıyorsun?

Arşiv: Ağustos, 2006



44 yaşındaki bebek

38748.jpg

Boyu 51 santimetre olan Thapamagar’ın kilosu ise 5-6 civarında. Nepal’de bir köyde dünyaya gelen ‘ufaklık’ o gün bugündür hiç büyümedi ve çevresindekileri şaşkına çevirdi. Dünyanın en kısa boylu erkeği olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na giren adamın boyu ve kilosu, tıpkı yeni doğmuş bir bebek kadar.

Tür: , Yayın tarihi: 31 Ağustos 2006

İşgalci silah

ridha_08-7581911.jpg

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

Günlük hayatımız

image001.jpg

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

28 şubat kıyımate kadar devam edecek

28 şubat sürecinde cumhurbaşkanı olarak MGK’ya başkanlık eden Süleyman Demirel şöyle diyor:

“Bu bir süreçtir. Yani Cumhuriyet’in kurulmasıyla başlamış, devam eden bir süreçtir. Devam da edecektir. Bu böyle gidecek.”

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

Asil kralice Elizabeth!

Kenya’da İngiliz hakimiyetinin olduğu zamanlarda bir mahallede bir İngiliz öldürülüyor. Mahallede yüzlerce insan yaşıyor ve İngiliz hükümeti mahallenin tümünün idam edilmesine karar veriyor. Bu drama yüreği dayanmayan Kralice Elizabeth 20-30 kişinin affedilmesini istiyor ve o 20-30 kişi dışında herkes idam ediliyor. Ama akıllarda kalan Kralicenin ne kadar asil ve soylu bir davranış gösterdiği oluyor!

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

Çernobil Türkiye’yi etkilemedi yalanı

cerno.jpg

26 Nisan 1986′da Çernobil’de meydana gelen, Hiroşima’nın 100 katına denk patlamanın sadece SSCB sınırları içinde kalmayacağı açıktı. Bulutlar yoluyla Kanada’dan Japonya’ya kadar taşınan radyasyonun Türkiye’yi etkilememesi söz konusu bile değildi! Buna karşın dönemin üst düzey yetkililerinin “Türkiye’de radyasyon yok” sözleri kulaklarımızda çınlarken, bölgede yetişen ürünlerde insan sağlığına zararlı hiçbir kirlenmenin olmadığını kanıtlamak için ince belli bardaklardan içtikleri çaylar da hafızalarımızdaki yerini aldı.

(SABAH)

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

Olay yazar Voltaire

volt.jpg

Voltaire 21 Kasım 1694′te Paris’te doğdu. Bir Cizvit okulunda okuyup hazcı yaşam felsefesini benimsedi burada. Daha sonraları ise zekâsı ve hoş sohbetliliğiyle Paris sosyetesinin gözdesi oldu.

1717′de ülkeyi yöneten Orléans dükünü hicveden bir yazı yazdığı için tutuklandı ve on bir ay Bastille’de yattı. 1726′da Rohan düküyle kavga etmesinin ardından beş ay Bastille’de kaldı, daha sonra İngiltere’ye sürüldü.

Burada dönemin ünlü isimleriyle tanıştı. Edebiyat akımlarıyla, bilimsel gelişmelerle ilgilendi. 1729′da Fransa’ya döndü.Döner dönmez yeni yatırımlar yaptı ve kendine bir servet edindi. Tarihe yöneldi, yeni bir türü deniyordu. Yayınladığı Felsefe Sözlüğü, Fransız siyasal rejimini eleştiriyordu. Yerleşik dinsel ve siyasal kurumları açıkça karşısına alıyordu. Bu yüzden yeniden tutuklama kararı çıktı. Bunun üzerine Voltaire, Chatelet markizinin yanına sığındı. Şatosunda edebiyat çalışmalarına ve tarih araştırmalarına devam etti.

Hayranı olduğu ve yazıştığı Prusya Veliahtı II.Friedrich tahta çıkınca, Fransız hükümeti onu yarı resmi bir görevle Berlin’e gönderdi. Voltaire yeniden yükselmişti, dostlarının yardımıyla Versailles’da tarih yazmanlığına getirildi. Yazdığı “Fanatizm veya Muhammet Peygamber” trajedisi bir oyundan sonra yasaklandı. II. Abdülhamit yazdığı bu oyunun yayınlanmasını Avrupada yasakladı. Bu arada Fransa kralıyla arası açıldığı için Cenevre’ye yerleşti.

Yazılarıyla protestanları kızdırdı ve Rousseau ile arası açıldı. Diderot’nun “Encyclopedie” sinin cildi için yazdığı Cenevre maddesi buradaki düşünürleri kızdırınca, Cenevre’de de kalamadı. Bundan sonra İsviçre-Fransa sınırında, biri İsviçre’de diğeri Fransa’da iki malikane alarak polis takibinden kurtulmaya çalıştı.

1778′de Paristen gelen daveti kabul etti ve Irene adlı oyunun provaları için Paris’e gitti. 30 Mart 1778 günü Fransız Akademisi’ne ve Comédie Française’e kabul edildi. Mayıs 1778′de öldü.

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

Bülent Ecevit’den Vahdettin

Eski Başbakan Bülent Ecevit, Zaman Gazetesi ile yaptığı söyleşide de Padişah Vahdettin’le ilgili ilginç görüşler ileri sürdü. Ecevit, Vahdettin’in ‘vatan haini’ olmadığını öne sürerek, şunları söyledi: ‘Kurtuluş Savaşı’na açıktan olmasa bile belirgin şekilde destek oldu. İstanbul’dan ayrılacağı zaman devletin elinde külliyetli altın ve para vardı. O, çok az bir miktar aldı. İstese tümünü alabilirdi. Saygıdeğer bir davranışta bulundu.’

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

Aile şirket üniversiteleri

19 Mayıs Üniversitesinde yöneticilik görevi yapan veya bunlarla ahbap olanların eş, oğul, kız, yeğen, enişte, kardeş, damat türü yakınlarının da çeşitli kadrolara girdiği görülüyor. Samsun Üniversitesi nispeten küçük bir yer, aynı araştırma İstanbul Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi gibi çok öğrencisi olan devasa üniversitelerde yinelense çok daha kalabalık aile yapılarına ulaşılabilir. Aslında üniversite dışında devlet kurumlarında da benzer “aile şirketlerine” rastlanabilir. Mesela belediyeler buna güzel bir örnektir. İstanbul Büyükşehir Belediyesine bakın, sülalece kapak atmış insanlara rastlarsınız.

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

Can Ataklı’nın 28 şubat itirafı

Can Ataklı, Türkiye’nin çok konuşulan gazetecilerinden biri. Çalıştığı Sabah gazetesinden atıldı. Star Medya Grubu Başkanlığı’na getirildi. Buradaki ömrü, Uzan şirketlerine el konulmasına kadar sürdü. İki yıldır işsiz. Zaman’ın sorularını cevaplayan Ataklı, Türk siyaset tarihine ‘postmodern darbe’ olarak geçen 28 Şubat’ta halkın nasıl kandırıldığını belirtiyor.

İlginç olaylar yaşadığını kaydeden Ataklı, Refah-Yol hükümetini çökertmek için ‘üst düzey bir general’ diye başlayan haberler yapıldığını hatırlatıyor. Ataklı, “Komutanlarla her gün konuşulup söyledikleri manşet yapılırdı. Bir gün, ‘Paşam bugün ne yazalım?’ diye sordular. Paşa da ‘Kafanıza göre bir şey çakın.’ dedi. Sonra komutan söylemiş gibi haber yazdılar.” ifadelerini kullanıyor.

Ataklı, bazı komutanların, “Bu dediklerimi yayınlarsanız en az 3 milletvekili daha istifa eder.” dediklerini aktarıyor. Türk halkı üzerinde 28 Şubat sürecinde yürütülen psikolojik savaşın önemli unsurlarından biri de Aczimendilerdi. Ataklı, Aczimendilerin ‘birileri’ tarafından ceplerine para konularak İstanbul’a getirildiğini iddia ediyor.

(Zaman)

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

İnsanın atası ayı imiş!

Ayıya dikkat edin, insana maymundan daha fazla benzemiyor mu? Üstelik hem etçil hem otçul. Maymun gibi soytarılığı da yok. Bayağı efendiden bir hayvan. İki ayağı üzerine kalktığı zaman bizim sokaktaki ayılardan daha düzgün bir görüntü de veriyor. Neden olmasın? Bence insanın ortak atası maymun yerine ayıdır demek daha akla ve mantığa uygun. Science dergisinin evrim teorisi uzmanları ve biyologlara acizane böyle bir hatırlatmada bulunmak isterim. Tabii bilim adamlarına akıl vermek haddimiz değil ama!

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

Rahat davranan ayılar

Hırvatistan’daki Loknar ailesinin başına gelenler evrim teorisini doğrular gibi görünüyor. Aile olayı şöyle anlatmış: “Dış kapının üç defa çalındığını işittik. Camdan bakınca kocaman yabani bir ayı gördük. Kapıyı açan ayı doğruca mutfağa yöneldi. Korkudan yerimizden kıpırdayamadık. Ayakta durup çevresine bakındı ve masadaki yiyecekleri bitirip geldiği gibi evi terk etti.”

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

İnsan gibi yürüyen Nataşa

İsrail Tel Aviv’deki Safari Parkında 5 yaşındaki bir maymun (adı Nataşa) geçirdiği mide rahatsızlığı sonucu insan gibi yürümeye başlamış. Hayvanat bahçesi veterinerlerinden İgal Horowitz “Yoğun bir bakımın ardından Nataşa’nın durumunun düzeldiğini, ancak maymunun garip davranışlar gösterdiğini; taburcu edilmesinden bir gün sonra da tıpkı bir insan gibi dimdik yürümeye başladığını bildirmiş.” Böyle bir durumla daha önce hiç karşılaşmadığını belirten Horowitz, “hastalıktan kaynaklanan beyin hasarının bu duruma yol açmış olabileceğini” söylemiş. (NTV)

Not:Bu olay Evrim teorisini ispatlamak için uğraşan bilim adamlarının genetik ile oynamaları sonucu oluşmasın?

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

Veliler paylaşılamıyor

Eskiden beri Tarsus’ta olduğunu duyduğum ama gitmediğim Yedi Uyurlar mağarasının aslen Afşin’de olduğuna dair bir haber okudum. Anadolu’da böyle şeyler yaygındır. Karacaoğlan, Köroğlu, Yunus Emre gibi ünlü şahsiyetlerin 50 yerde mezarı, türbesi olduğu iddia edilir. Son günlerde, yanlış hatırlanıyorsam, Nasreddin Hoca ile ilgili bir tartışma da Eskişehir ile Akşehir arasında patlak vermişti. Yunus Emre ile ilgili de Karaman ile yine Eskişehir arasında sürüp giden bir kavga vardır. Genelde bu işlerin delili olmayacağı için de “canım, hepsi bizim değerlerimiz değil mi, nerde yaşamışsa yaşamış” denip mesele kapatılır.

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

Hilal sağa değil sola baksın

AKP Diyarbakır Milletvekili Aziz Akgül, Türk Bayrağı dışında, ay-yıldız sembolünün kullanımında ayın açıklığının sol yöne çevrilmesi için yasa teklifi verdi. Akgül’ün gerekçesi ise:

“Yeni doğan ayın açık uçları sola bakar. 1929 yılında çıkarılan kararname ile yeni Türkiye Cumhuriyetinin doğuşunu temsilen ayın bu şekilde kullanılması öngörülmüştü. 1978 Ecevit hükümeti döneminde ayın açık uçları Bakanlar Kurulu kararıyla sağa döndürüldü.”

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

Kuran’da yer alan Tayyip Erdoğan!

Kuran-ı Kerim’in Şifresi” kitabıyla şimşekleri üzerine çeken, tezlerini bilimsel olarak ispatlayamadığı ve sistematik düşünceye aykırı olduğu için büyük tepki alan Ömer Çelakıl’ın son iddiası: Kuran’ın 14′üncü suresinin 24′üncü ayetinde Türkiye, Tayyip ve Ankara kelimeleri yan yana. Tabi ki ilahiyatçılar yine isyanlarda:

Prof. Süleyman Ateş (Eski Diyanet İşleri Başkanı):

Kuran-ı Kerim’de özellikle bir kişi ismi geçmez, bugüne kadar da bir kanıt bulunmamıştır. Suredeki Tayyip kelimesi özel isim değil güzel, iyi anlamındadır. Benim de adım birçok kez geçiyor Kuran’da.

Prof. İsmail Karaçam (MÜ İlahiyat Fakültesi Öğr. Üyesi):

Kuran-ı Kerim’in anlayışına, kültürüne tamamen ters, asılsız ve uydurma söylemlerdir bunlar. Elinde gerçeği yansıtan deliller bulunmayan bu tarifler inancı zayıf kişilerin kafalarını karıştırmaktan öteye geçmez.

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

Dört Kapı

Tuz ekmek hakkı bilerek
Sofra kurmasanda olur
Ilık bir tas çorba yeter
Rızkım buymuş der içerim

Kadir kıymet anlayana
Sandık açmasanda olur
Kırk yamalı hırka yeter
İdris biçmiş der giyerim

Bir çorbayla karnım doydu
Hırka bana yorgan oldu
Bir de kalem tutmayı öğret
Kırk yıl sana hizmet ederim
Bana bir harf öğret yeter
Kırk yıl sana hizmet ederim

Barış’ım uzaktan geldim
Dört kapı önünde durdum
Dört kapıdan geçemezsem
Geldiğim gibi giderim.

(Barış Manço)

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

Sporcu imam

Malatya’da cemaate vaaz esnasında laptop kullanan bir imam geçen Cuma günü vaazda Malatya cami cemaatine “Malatyaspor’un başarısızlığı” üzerine bir konuşma yapmış. Vaazın sonunda da Malatyaspor’un bu hafta Galatasaray’ı yenmesi için metni haberde yer alan bir dua etmiş. İmam “geçen haftaki duama amin demediniz, amin demeyenlerin takımı yenilsin dedim” sözleriyle Malatyasporun geçen haftaki yenilgisinin sebebini de göstermiş.

(2006)

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

Prof’dan bir dua

Kuranı Kerim dersinde 10. Yıl marşı söyletmekle meşhur Samsun 19 Mayıs Üniversitesinde Prof. Zümrüt meclis komisyonu soruşturmasına üyeleri bir duaya davet ederek başlamış. Üyelerin mecburen iştirak etiği duada Prof Osman Zümrüt şunları söylemiş:

“Yüce Rabb’im, şehit kanlarıyla sulanmış aziz ülkemizi; yüce milletimizin son kalesi bağımsız, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet yaşatsın; Yüce Rabb’im bayrağını indirtmesin, ezanını dindirtmesin, Atatürk ilke ve inkılaplarını deldirtmesin, iç ve dış birlikçilerle ülkemizi sömürtmesin ve özellikle canla, başla, 2000 yılından itibaren ileri noktaya getirmek için çalıştığım fakültemin, gerçekten anavatanın bağrından çıkmış, Ankara’dan yetişerek Samsun’da öğretimini tamamlamış, bana da şans olan Prof. Dr. Ferit Bernay’la yaptığımız çalışmaları engelletmesin.”

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006

THK ve zekat

Türk Hava Kurumu 2004 yılı verilerine göre:

Toplam Gelir 30.819 Milyon YTL
Toplam Gider 32.340 Milyon YTL

Kurumda zarar kavramı olmadığından öz Kaynaklardan karşılanan 1.521 milyon YTL olarak belirtilmiş. Öz kaynak dedikleri herhalde kurum yönetimindeki memurların maaşlarından ayırdıkları pay olsa gerek. Peki gelirler içinde önemli kalemler neler? Kurumu ayakta tutan kaynaklar ise:

Fitre Zekat 2.226 Milyon YTL
Kurban Derileri 3.779 Milyon YTL

Yani dini faaliyetlerden elde edilen gelir yekun 6.005 Milyon YTL, yaklaşık tüm gelirlerin yüzde 20’si kadar.

(www.izlenimler.net)

Tür: , Yayın tarihi: 29 Ağustos 2006


Diğer sayfalara üyeler geçebilir...