Sözün Özü
 Aşık Yunus eder ahı, gözyaşı döker günahı.

Arşiv: Temmuz, 2006



Avcı

bluetigar_002eygif3rd.jpg

Tür: , Yayın tarihi: 25 Temmuz 2006

Isırgan otu

Doğanın sunduğu şifalı bitkiler arasında yer alan ısırgan otunun, kan dolaşımını artırma, bağışıklık sistemini güçlendirme, diyabete karşı koruma ve kanı temizleme gibi pek çok özelliğinin bulunduğu bildirildi. Son yıllarda, kansere iyi geldiği söylendiği için adından sıkça söz edilen ısırgan otu, A ve C vitaminleri bakımından oldukça zengin. Vücutta serbest radikallerin oluşumunu engelleyen ısırgan otunun, kan dolaşımını artırma, bağışıklık sistemini güçlendirme, diyabete karşı koruma ve kanı temizleme gibi pek çok özelliği bulunuyor.

Tür: , Yayın tarihi: 25 Temmuz 2006

Sigara sektörü

Philip Morris’in Richmond’daki Pazarlama Müdürü Robert B. Seligman’a Araştırmacı Myron E. Johnston tarafından yollanan rapor (1981) :

“Bugün 13-19 yaş arasında olanlar, yarın için potansiyel ve sürekli müşteri olacaklardır ve sigara tiryakilerinin çok büyük bir yüzdesi bu yaşlarda sigaraya başlamaktadırlar. Kırmızı Marlboro’nun başarısı büyük ölçüde bu yaş grubundaki müşterilerine bağlıdır. Kırmızı Marlboro büyüme çabası içinde olan çocukların büyüklük göstergesi haline gelmiştir. 13-19 yaş grubunun sigara içeme alışkanlığı Philip Morris için çok önemlidir.”

Tür: , Yayın tarihi: 25 Temmuz 2006

Maden suyu ve soda

Maden suyu, ihtiva ettiği tüm mineraller ve karbondioksit gazıyla birlikte, yeraltındaki çatlaklardan yol bularak yeryüzüne çıkar ve tamamen doğaldır. Soda ise, su ve sudan yapılan içeceklere üretim esnasında karbondioksit gazı basılmasıyla elde edilen tamamen “soda” olan bir içecektir.

Tür: , Yayın tarihi: 25 Temmuz 2006

Garip bilgiler

ABD de her 45 saniyede bir bir evde yangın çıkar.
Güneş Dünyadan 330,330 kat daha büyüktür.
Bir köstebek sadece bir gecede 90 m tünel kazabilir.
Eski Mısırlılar taştan yapılmış yastıklarda uyurlardı.
Bir hipopotam ağzını açarsa 120 cm boyunda bir insan onun içine rahatça sığabilir.
Dünyada her yıl 50,000 den fazla deprem olmaktadır.
Kedi ve köpekler de insanlar gibi solak ya da sağak olabilirler.
Bir zarın herhangi bir yüzü ile onun tam arka yüzündeki rakamların toplamı daima 7′dir.
İnsanlar parmak izinden, köpekler burun izinden tanınır.
Boğalar renk körüdür, bundan dolayı matadorun elindeki beze saldırırlar, rengi ne olursa olsun.
Elmalar sabahları insanları uyanık tutmak için en verimli kafein kaynağıdır.
Sıkı çalışan bir erişkin günde 15 litreye yakın terler. Bu terin çoğu insan daha farketmeden buharlaşır.
Ortalama bir buzdağı 20,000,000 ton gelir.
Zehirli oklu kurbağada 2,200 insanı öldürebilecek kadar zehir bulunur.

Tür: , Yayın tarihi: 25 Temmuz 2006

Kolestrol düzeyleri

Kalp ve damar hastalıklarının en önemli sebebi olan ve çağımızda bir numaralı sağlık sorunu haline gelen kolesterol çok önemli. Kanda kolesterol ve LDL kolesterolün yüksek olması hasta için risk taşır. Bunun yanı sıra HDL kolesterolün düşük olması da ayrı bir risk oluşturur.

20 yaşın üzerinde kan kolesterol düzeyi:
* 200 mg/dl’nin altı istenilen düzeydir.
* 200-239 mg/dl arası sınırda yüksektir.
* 240 mg/dl’nin üstü ise yüksektir.

Kan LDL-kolesterol düzeyi.
* 130 mg/dl’nin altı istenilen düzeydir.
* 130-159 mg/dl arası sınırda yüksektir.

Tür: , Yayın tarihi: 25 Temmuz 2006

This is Arab technology

Amerikalılar yeni bir uçak geliştirmişler. Ve bu uçağı denemek icin Arabistan’a götürürler. Bir arap pilotunu uçağa bindirirler ve uçak havalanır. Arap pilotu uçağı kullanırken 4 motordan biri patlar. Göstergelerde “Don’t panic.This is American technology” yazısı görülür. Pilot rahatlar. Daha sonra bir motor daha patlar ve göstergede aynı yazı görülür. Biraz sonra iki motor aynı anda patlar ve hiç motor kalmayınca arap pilot panikler. Tam bu esnada göstergelerde “Don’t panic.This is American technology” yazısı görülür ve uçak kendi kendine rahat bir şekilde yere iner. Araplar şaşırır ve kendileride böyle bir uçak yapmaya karar verirler.Yaptıkları uçağı Amerikalılara denetmek için bir Amerikan pilotunu uçağa bindirirler. Uçak kalktıktan birkaç dakika sonra bir motor patlar. Gostergelerde “Don’t panic.This is Arabic technology” yazısı görülür. Birkaç dakika sonra 2. Motorun patlamasıyla aynı yazı göstergede görününce pilot “Ulan bizim uçağın aynısını taklit etmişler. Ne taklitçi adam yav bunlar” dedikten sonra kalan 2 motorda patlayınca uçağın kendiliğinden yere ineceğini düsünen pilot gostergede şu yazıyı görür. “Don’t panic.This is Arabic technology. Please repead after me; (Lütfen Dediklerimi Tekrarlayın) Eshedu enla ilahe illallah, ve eshedu…”

Tür: , Yayın tarihi: 24 Temmuz 2006

Secde eden kaya

kaya2ww.jpg

Tür: , Yayın tarihi: 24 Temmuz 2006

Aya sanal iniş

ilginc362.jpg

Tür: , Yayın tarihi: 24 Temmuz 2006

Ekmek kırıntıları

1sayfa20156gv.jpg

Tür: , Yayın tarihi: 24 Temmuz 2006

İnsan vücudu ve altın oran

0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987, 1597, 2584, …

Fibonacci sayılarının ilginç bir özelliği vardır. Dizideki bir sayıyı kendinden önceki sayıya böldüğünüzde birbirine çok yakın sayılar elde edersiniz. Hatta serideki 13. sırada yer alan sayıdan sonra bu sayı) sabitlenir. İşte bu sayı “altın oran” olarak adlandırılır.

ALTIN ORAN = 1,618

233 / 144 = 1,618
377 / 233 = 1,618
610 / 377 = 1,618
987 / 610 = 1,618
1597 / 987 = 1,618
2584 / 1597 = 1,618

Sanatçılar, bilim adamları ve tasarımcılar, araştırmalarını yaparken ya da ürünlerini ortaya koyarlarken orantıları altın orana göre belirlenmiş insan bedenini ölçü olarak alırlar. Leonardo da Vinci ve Corbusier tasarımlarını yaparken altın orana göre belirlenmiş insan vücudunu ölçü almışlardır. Günümüz mimarlarının en önemli başvuru kitaplarından biri olan Neufert’te de altın orana göre belirlenmiş insan vücudu temel alınmaktadır.

İnsan vücudunda altın orana verilebilecek ilk örnek; göbek ile ayak arasındaki mesafe 1 birim olarak kabul edildiğinde, insan boyunun 1,618′e denk gelmesidir. Bunun dışında vücudumuzda yer alan diğer bazı altın oranlar şöyledir:

Parmak ucu-dirsek arası / El bileği-dirsek arası,
Omuz hizasından baş ucuna olan mesafe / Kafa boyu,
Göbek-baş ucu arası mesafe / Omuz hizasından baş ucuna olan mesafe,
Göbek-diz arası / Diz-ayak ucu arası.

Tür: , Yayın tarihi: 24 Temmuz 2006

Gerçek bir ehliyet sınav sorusu

Güneş çarpması sonucunda hastaya aşağıdakilerden hangisi uygulanır?
a) Güneş çarpınca denize atılır.
b) Bele kadar kuma gömülür
c) Vücut sıcaklığı yavaşça düşürülür
d) Kendi kendine iyilişmesi beklenir

Tür: , Yayın tarihi: 24 Temmuz 2006

Çıkmış bur ehliyet sınav sorusu

İlkyardım çantası aracın neresinde bulunmalıdır?
a) Arka sağ tekerin içinde
b) Aracın içinde arka sağ tarafta.
c) Motor kaputu içerisinde
d) Ön torpido gözünde

Tür: , Yayın tarihi: 24 Temmuz 2006

Anıtkabir aslanlı yol

Ata’nın kabrine ulaşan 262 metrelik Aslanlı yolun sağ ve solunda bulunan 24 aslan, “24 Oğuz boyunu” temsil ediyor. Türk kültüründe güç sembolü olduğu için seçilen aslan figürlerinin çift olması milletin “birlik ve bütünlüğünü” vurgularken, aslanların kedi gibi yatar pozisyonda olması ise bu büyük gücün “barışseverliğini” sembolize ediyor. Aslanlı yolda, taşlar Ata’nın huzuruna çıkanların “başlarının öne eğik” olması için 5 santimlik çim boşluğu bırakılarak döşenmiş.

Tür: , Yayın tarihi: 24 Temmuz 2006

Rektör ve dekan nereden geliyor?

Üniversitelerde kullanılan DEKAN ve REKTÖR kelimeleri ingilizceden türemiştir. İşte üniversitelerde kullanılan kelimelerinin anlamı:

Dean - DEKAN (Baş Papaz)
Rector - REKTÖR (Papaz)

Tür: , Yayın tarihi: 24 Temmuz 2006

Kuş iletişimi

Science dergisinin Haziran 2005 sayısında yayınlanan araştırmasında kuşların uyarı seslerinin sandığımızdan çok daha kompleks ve inceliklerle dolu olduğunu göstermiştir. Çalışma açık havada kurulan bir kafeste bulunan baştankara kuşlarına yakın yerleştirilen 15 avcı kuşla yapılmıştır. Baştankara kuşlarının tehdit olarak gördükleri bu avcı kuşlara karşı iki farklı uyarı sesi çıkardıkları saptanmıştır: Düşman havada uçuyorsa baştankaralar yüksek frekaslı, ince bir uyarı sesi; düşman eğer hareketsizse, daha yüksek, geniş bantta ve birkaç heceden oluşan bir uyarı sesi çıkarıyorlardı.

Tür: , Yayın tarihi: 24 Temmuz 2006

Yağmur

Yapılan bir deneyde, yağmur karşıdan 45 derece açı ile yağı-yorken, bir defter kağıdına aynı mesafe 7 saniyede koşulduğun-da 131 damla, 20 saniyede yürünüldüğünde ise 216 damla isabet ettiği saptanmıştır. Buna göre yağmurda yürüyerek gitmek, koşmaya göre neredeyse iki misli ıslanmak anlamına gelmektedir.

Tür: , Yayın tarihi: 24 Temmuz 2006

Ömer’den Franks’a mektup

Ben Basralı Ömer…
Belki haberin yoktur diye yazıyorum Franks;
Önce demokrasi yağdı göklerden
Sonra özgürlük geçti üstümüzden
Palet, palet. Ve insan hakları namlularından
Yüzü maskeli adamların
Saniyede bilmem kaç bin adet…
Demokrasi bizim eve de isabet etti,
Bir gün sonra anladım ayaklarımın koptuğunu…
Babamın vücudunda
Tam on sekiz adet
İnsan hakları saymışlar.
Annem zaten yoktu…
Ben doğarken
İlaç yokluğunda ölmüş.
Ambargo falan dediler ya
Anlamadım, çocuk aklı işte
Sen daha iyi bilirsin…
Sizde de barış böyle midir Franks?
İnsan hakları, çocukları yetim
Ve ayaksız bırakır mı orada da?
Ya demokrasi?
Güpegündüz pazara düşer mi?
Ve zenginlik…
İnsanları korkudan uykusuz bırakır mı?
Ve kuşlar gökyüzünü terk eder mi orada da?
Babamla söylediğim son dua dilimde,
Ayaklarım hastanede
Ve giymeye kıyamadığım ayakkabılar
Elimde kaldı…
Çocuğun var mı Franks?
Al çocuğuna götür onları
Bir işe yarasın.
Kim bilir baktıkça,
Belki beni hatırlarsın
Bu nasıl demokrasi Franks?
Düştüğü yeri yaktı
Merhamet hür dünyaya
Bu kadar mı Irak’tı?

Tür: , Yayın tarihi: 24 Temmuz 2006

Kılcal damarlar

Kılcal damarların amacı, vücudun dört bir yanındaki hücrelerin her birine gerekli oksijen, enerji, besin, hormon gibi maddeleri taşıyabilmektir. Bir hücrenin bir kılcal damardan yararlanabilmesi için de, ondan en fazla 50 mikronluk bir mesafe kadar uzak olması gerekir. Daha uzakta kalan hücreler, beslenemeyerek öleceklerdir. İşte bu nedenle insan vücudu öyle bir şekilde yaratılmıştır ki, kılcal damarlar vücudun her bir parçasını ağ gibi sarar. Vücudumuzdaki ortalama 5 milyar kılcal damarın toplam uzunluğu 950 km.’yi bulur.

Tür: , Yayın tarihi: 24 Temmuz 2006

Suyun akışkanlığı

Suyun akışkanlığı sıvı hidrojen kadar yüksek olsaydı, canlıların yapıları, tahrip edici etkiler karşısında çok daha şiddetli hareketlere maruz kalacaktı. Hassas moleküler yapıların su tarafından desteklenmesi mümkün olmayacak, canlı hücresinin son derece hassas olan yapısı yaşamını sürdüremeyecekti. Öte yandan, suyun akışkanlığı biraz daha az olsaydı, (proteinler, enzimler gibi) makromoleküllerin ve özellikle mitokondri gibi özelleşmiş yapılar ile küçük organellerin kontrollü hareketleri imkansız hale gelecekti. Aynı şekilde hücre bölünmesi de imkansızlaşacaktı. Hücrenin tüm yaşamsal faaliyetleri fiili olarak donacak ve bizim bildiğimize benzer bir hücre yaşamı mümkün olmayacaktı.

Tür: , Yayın tarihi: 24 Temmuz 2006


Diğer sayfalara üyeler geçebilir...